Yazı boyutu

1960 ihtilalın getirdiği zulmün, işkencenin ve zalimlerin bol olduğu yıllardı. İhtilalın acımasızlığı bizim aileyi de vurmuştu. Öğretmen olan babam meslekten atılmış, köy içinde dolaşması, kahvede konuşması bile adeta yasaklanmıştı. O kara kederli günlerden birinde yakın tarla diye adlandırdığımız, bostana gidecektik. Gidip otları temizleyip, Çaltı avluya yeni çaltılar ilave edecektik. Evden annem, ablam ve iki kardeşimle beraber avlu kapısından çıkarken, sarı inek ayak tapırtılarımızı duydu herhalde. Damdan bağırdı.

Mohhh…

Annem; oğlum ineği de alda gel.

Önde sarı inek salına salına gidiyor, bizde ona arkasından tempo tutuyorduk. Bostana vardığımızda, sarı inek tarla kenarında yayılırken Annem, ablam ve kardeşlerim ot yolup çapa ile kavun ve karpuzların kökenlerini dolduruyor, bende avluya ilaveler yapıyordum. Çalışana zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz, çünkü işine odaklanmıştır. Güneş kapalı taşlardan sallanıp akşamın yaklaştığını haber veriyordu.

Annem telaşla bağırdı;

Oğlum sarı inek komşu Ali BAYRAĞIN tarlasına girmiş. Mısırları yiyor. Koş, çabuk koş onu çıkar diye telaşla seslendi. Elimdeki sopayla koştuğumu gören hayvancık suç işlediğini biliyordu zahir. Ürkerek ve aradaki hendeği atlayarak tarladan çıktı. Göz ucumla onu gözlüyordum. O da beni gözlüyordu herhalde, hep tarla kenarında yayıldı.

Akşam olup eve dönmüştük. Rahmetli Anamın hazırladığı, hala burnumda mis gibi kokan tarhana çorbasının başına oturarak hep beraber bir çırpıda yiyiverdik. Babam anneme seslenerek;

Şahver, çocuklar doymadı. Kalk çocuklara ekşimek çıkar.

Ekşimek kalmadı sözünü duyan babam kaşlarını çatarak ve birazda kızarak;

Yoğurt getir der demez, annem yoğurt mayalamadım, deyince babam daha sert şekilde sordu.

Neden? İneği sağmadın mı?

Annem kısık bir sesle korkarak;

Sağdım… Sağdım amma yere, toprağa sağdım. Kovaya sağmadım deyince babam daha da kızarak annemi de itekleyerek;

Bu yok zamanda sütü neden yere sağıyorsun? deyince;

Anam suçlu bir eda ile:

Bizim inek Ali Amcanın tarlasına girip, mısırlardan yedi. Haram yediği mısır, sütüne ve kanına karıştı. Çocuklarımızın da sütüne ve kanına haram girmemesi için yere sağdım.

Hey anacığım hey!.. Ottan çöpten, süte haram girdiğini düşünen anam. Gel gör ki zamanımız sütü bozuklarla doldu.

Hani “sütü bozuk, kanı bozuk” derler ya; işte böyle oluyor herhalde. Haram gıdalarla giriyor vücuda. Sütteki haram, insan bünyesini ve dolayısıyla davranışlarını etkiliyor.

Kana ve süte haram girdimi? İflah etmez bir daha. Fisebillah hep haram ister. Hep haram yer. Haramzadelerin temeli böyle atılıyor sanırım.

Vücuda haram girdi mi? Bir daha iflah etmez. Hep haram ister, hep haram yer.

Haramzadelere duyurulur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir