Ramazan TOPCAN

CAMİLERDE İHMAL EDİLEN SÜNNET: SAFLARIN DÜZGÜNLÜĞÜ

Yazı boyutu

İmandan sonra en büyük ibadet namazdır. Namaz; Efendimizin dili ile kulun ilk hesaba çekileceği ameldir. Namaz; dinin direğidir. Namaz; malî ve bedenî bütün ibadetleri bünyesinde barındıran geniş kapsamlı bir ibadettir. Namaz; ruhun ve kalbin huzur ve sükûnunu sağlayan, günahlara karşı bir kalkandır. Namaz; birlik ve bütünlüğümüzü perçinler, fesat ve hasedi izale eder. Namaz; tevazu duygumuzu geliştirir. Namaz; bizi Allah’a yakınlaştırır. Namaz; kötülüklerden uzak eder.

Namazın saydığımız sayamadığımız bu vb. faydalarının meydana gelmesi, namazın ikame edilmesine,  kâmil manada şartlarına, adap ve edebine riayet edilerek yerine getirilmesine bağlıdır.

Namaz ibadetinin dinde bu denli mühim olması, kendinden beklenen faydanın hâsıl olması bakımından cemaatle eda edilmesine çok büyük ehemmiyet verilmiştir. Şöyle ki;

Şafii ve Malikî mezheplerinde cemaatle namazların eda edilmesi;  farz-ı kifâye, Hanbelî ve Zahirî mezheplerinde namazların cemaatle eda edilmesi farz-ı ayn, Hanefi mezhebinde ise namazların cemaatle kılınması kuvvetli bir sünnet kabul edilmiştir. (Tecrid-i Sarih Tercümesi, 2/604)

Mezheplerin namazların cemaatle kılınması konusundaki hassasiyetleri incelendiğinde şu sonuca varabiliriz: cemaati terk etmeyi alışkanlık haline getiren kimseler, büyük günah işlemiş olurlar.

Namazlardan beklenen faydanın sağlanması, hiç şüphe yok ki namazların topluca cemaatle eda edilmesi ile gerçekleşecektir.

Konu hakkında Efendimizden varid olmuş hadis-i şerifleri siz kıymetli okuyucu kardeşlerimle paylaşmak istiyorum. Kanaatimce bu hadis-i şerifler, konu hakkında başka bir söze ihtiyaç bırakmayacaktır.

Bir kimse güzelce abdest alır, sırf namaz için camiye giderse, camiye varıncaya kadar atmış olduğu her adıma mukabil bir derece yükselir ve bir günahı silinir.” (Ebu Davud/Salât-8)

“Eğer halk yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek dahi olsa cemaate gelirlerdi.” (İbni Mace/Mesacid 18)

“Kim yatsıyı cemaatle kılarsa, gecenin yarısını ibadetle geçirmiş gibi olur. Kim hem yatsı hem de sabahı cemaatle kılarsa, bir geceyi ibadetle geçirmiş gibi olur (Ebu Davud/Salât-45)

“Cemaatle kılınan namaz, bir insanın tek başına kıldığı namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.”(Buhari/Ezan30; Müslim/Mesacid-245)

“Vallahi içimden öyle arzu ediyorum ki, namaza durulmasını emredeyim de ikame edilsin, sonra bir adama emredeyim halka namaz kıldırsın. Bu emirden sonra beraberinde odun demetleri olan bir kaç adamı, cemaate gelmeyen güruha götürüp de üzerlerine evlerini cayır cayır yakayım.” (el-Muvatta/Cemaa-3; İbn-i Mace/Mesacid-17)

“Vallahi bazı kavimler ya cemaati terk etmekten vaz geçecekler ya da Allah onların kalplerini mühürleyecektir. Sonra da muhakkak gafillerden olacaklardır.”(İbni Mace)Mesacid- 17)

 

Cami ve mescidlerin kendine özgü bir takım adap ve edebi vardır. Camilerimizin özellikle de namazın adabından bahsederken safların düzeninden bahs etmemek yanlış olur. Namazda safların nasıl tanzim edilmesi gerektiği konusu en mühim konulardan biridir. Zira Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, namazda safların tanzimine çok dikkat ederdi. Ashab-ı Kiram Efendilerimizin saflarını düzeltmeden asla           namaza durmazlardı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir