Dr. İbrahim TUTAK

YAŞLANMA KARŞITI UYGULAMALAR-1—-GENÇ KALMAK

Yazı boyutu

İnsanlık varolduğu günden beri ölmeyi kabullenmek istemedi.Başlarda öldükten sonra başka bedende varolmayı düşündü.Bir sürü tanrıların olduğu inanışlara sahipti.Reenkarnasyon denilen öldükten sonra dirilme ve başka bedende varolma inanışları vardı.Hakdinler ve dinimizin öğretileriyle ahiret hayatı  öğrenildi.Kaçış olmayınca acaba dünyada daha uzun yaşamak için ne yapmalıyım? Sorusuna cevap bulmakla meşgul olmaya başladık.Birgün daha uzun yaşamak için…

Yaşam süremizi en başta belirleyen genlerimiz tabiiki.Ancak çevresel faktörler, alışkanlıklarımız,beslenme,hastalıklar,iş hayatımız,birlikte yaşadığımız insanlar ve tabiiki şans yaşam süremizin diğer belirleyicileridir.

Beslenme alışkanlıkları yaşam süremizi doğrudan etkilemekle birlikte biraz öncede söylediğim gibi tek belirleyici değildir.Kalp ve damar sağlığını korumak yaşam süresi üzerinde en önemli belirleyicidir.Damarlarımız açık kalmalıki uzun yaşayalım.Bu cilt sağlığı ve görünümünüde olumlu etkileyecek yaşlanmayan bir yüze ve bedene sahip olunacaktır.

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede olmamıza rağmen balık tüketimimiz oldukça sınırlıdır.Doğru olansa daha fazla balık ve omega-3 içeren ürünler almak olmalıdır.Eğer yeterince balık ve omega-3 tüketimimiz olmuyorsa gıda takviyesi olarak almak doğru olur.Omega-3 balık yağı kapsüllerinde hergün 1000 mg almakta yarar vardır.Yağ kullanımında zeytin yağı tercih edilmeli tereyağ diğer tercih olmalıdır.Bitkisel yağ kullanımı sonrası obesite,şeker hastalığı,safra taşı kansere yakalanma hatta intihar oranlarının daha yüksek olduğu görülmüştür.

Antioksidanlar için şimdiye kadar bir çok bilgi ile karşılaşılmıştır.Onlarla aramızda mekanizmalarını tam olarak bilmiyor olmamıza rağmen sıcak bir yakınlık oluşmuş haklarında hep iyi şeyler düşünmüşüzdür.Vücudumuz kendi antioksidanını üretebilmesine rağmen daha iyi sonuç için dışarıdanda almak zorundayız.Doğadaki en büyük antioksidan grubu flavonoidlerdir. Renkte doğal olarak canlı olan besinler genellikle flavonoidlerde en yüksek oranları içermektedirler.Bunlar çilek çeşitli erik, elma, armut gibi ağaç meyveleri,siyah fasulye ve kuru fasulye gibi koyu fasulye,fındık, özellikle ceviz,  antep fıstığı ve kaju fıstığı,Patlıcan, biber ve domates gibi sebzeleri,baharatlar, özellikle dereotu ve kekik,meyve suları, kırmızı şarap ve dark çikolatadır.

Yaşlandıkça vücudumuz daha çok antioksidana ihtiyaç duyar.Karşılaşılan sağlıksız koşullar serbest radikal denen ve dokuların hızla bozunmasına ve yaşlılık belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olan maddeleri antioksidanlarla etkisiz hale getirebiliriz.Yaşlanma karşıtı en önemli uygulamalrdan biriside dışarıdan antioksidan takviyesi almaktır.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir