Semra AMAN AKYÜREK

BİR DALGALI SEYİRDEYİZ …

Yazı boyutu

Balıkesir’de Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa ederken ve istifa sürecinde çok konuşulan ve giderken ağlamaklı bir tablo çizen Ahmet Edip Uğur’u ‘dalgalı bir seyir’de izlemiştik.

Uğur, önce ‘istifamın istenmesi gibi bir durum söz konusu değil demiş, daha sonra bir iki ay sessiz kalmayı tercih etmiş ve hiçbirşey yokmuş gibi çalışmalarına devam etmeye çalışmıştı. Bu süreçte vakit yaklaştıkça ilçe Belediye Başkanları ile hemen hemen hergün birlikte olmaya başlamış ve toplantılar düzenleyerek istişare gerçekleştirmişti. En son ilçe Belediye Başkanları ile Çınar altındaki basının karşısına çıkışındaki hamlesi de boşa çıkmıştı. O dalgada aynı gemide olanlar ve gerçekten niyeti hayır olanlar hariç 2-3 isim hakkında net konuşabileceğim ve anlatabileceğim pekçok husus var. Neden mi çünkü gerektiğinde millet konuşuyor. Uğur’u anlatacağım ancak önce şu 15 Temmuz hassasiyetini aktarmak isterim.

**

15 Temmuz gibi hain bir süreci geçirmişken ve hala kırıntıları ile uğraşılıyorken, operasyonlarla hainlikten arındırılmaya çalışan memlekette hangi akıl İlçesindeki parkın adını 15 Temmuz demokrasi meydanı yapıyoruz diyerek karar alıp, levhasını taktırıp daha sonra o levhayı kaldırır? Kaldırılmasıyla birlikte bilgilendirme yapılmaz… Bu konular milletimizin içine işleyen ve anlattığı konulardır. O, bu, şu değil pekçok kişi konuyu şahsıma iletmiştir.

*Hadi diyelim ki yenilemek için kaldırdın peki aradan geçen süre? Bir levhanın yapım süreci bellidir hele ki iş hassas, konu önemliyse bir zahmet o işi çabuklaştırmak elzemdir. Gelecek bir levha vardıysa mademki bu kadar gecikecek eskisi durur yenisi gelince yerine konur

Bigadiçimde laleli park 15 Temmuz Demokrasi meydanı oldu. Oldu olmasına ama levhanın yerinden sökülmesi ve neden söküldüğünün belirtilmemiş olmasının yadırganması normal. Öylesine normal ki geçirdiğimiz o hain gecenin sonrasında bize tek çare yine bizdik. Pekçok kişinin de ilçede Başkan İsmail Avcu’yu eleştirmesi yanlış olmasa gerek. Kusura bakma başkan millet ne derse o. Doğru olan kamuoyunu yanıltmadan hakkıyla ve söz konusu 15 Temmuz ise unutturmadan ve unutulmasına da müsaade edilmeden, ettirilmeden yazmak. Doğrularını yazdığımız kadar halkın söylediklerini yazmakta görevimiz. Güzel işler yapma gayretindesin ama…

**

Bugün nihayet en son takıldı o levha. Sağsalim ama unutturtmamak için bunca çabayı neden sarf ettik? Böylemi olmalıydı… Daha önce takılmalıydı. Bir levha yaptıracaksan ve o levhanın adı 15 Temmuzsa bir zahmat hassas ol.Eskisi dursun yenisi gelince eskiyi kaldırt yeniyi taktırt. Ama maalesef…Milletimiz herşeyi görür bilir, millet şakaya gelmez, millet oyuna gelmez bu millet sizi de tepetaklak ediverir…

**

Ahmet Edip Uğur’a gelince, senelerin birikimi deneyim ve tecrübesinin önüne bunca geçen şey neydi? İşte bu, Uğur’da saklı. İsterdim ki verdiği röportajda aslolana vurgu yapsın. Kendisiyle çelişmesin. Ne dediyse bunu ben dedim desin. Balıkesir’de yaşayan biri olarak Balıkesir basınından sadece 4 gazete hariç ki; onlar bile anlamadı bu durumu. Sandılar ki, cep bizim cepken bizim Uğur’un Hanı bizim amaaa onlara dahi konuşmadı ki Uğur

İstifa sürecinde basına sadece ‘istifam istenmedi’ diyen ancak istifa eden, uzun süre arkası yarını izlettiren bir dalgalı seyir çizdi Uğur. O uğur varya o Uğur, aslında insan olarak iyi biriydi ama iyiyle kasıt artık bende nerede tıkanıyordu bilemiyorum. Çünkü partisine vefasızlık yapmıştı. Hâlbuki kendisi diyordu vefada var veda da diye. Bu vedanın içindeki gizlilik, vefanın içindeki saklı cümleler nelerdi Uğurla birlikte gitti. Bir daha gelir mi…?

Bu bir tercihti ve şahsi olarak hakkıydı belki ancak, hakkı olmayan bir durum vardı oda’ Benim ustamız Recep Tayyip Erdoğan dediği’günleri unutup tek kalemde neden sildiği idi.Asıl bunu değerlendirmek gerekirdi ve daha yorumlanabilecek çok şeyi vardı. Türkiye’yi anladık ancak yurtdışı basını ne iş…?Neden konuşmaya başladın? Buda bir sonraki yazım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code