Nihan Merve YILMAZ

BİR FOTOĞRAF KAÇ ÖMÜR?

Yazı boyutu

Ünlü tiyatrocu Nejat Uygur’un oğlu Behzat Uygur, tüm ailenin Fındıkzade’deki evlerinde kitap okurken çekilmiş bir fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşarak: “Bizim ev, 1969 yılı olsa gerek. O zamanlar akıllı telefon yok tabii.” Notunu yazdı. Bu fotoğrafa uzun uzun baktım. Her biri alanlarında çok başarılı işler çıkarmış ve topluma örnek olmuş bu ailenin aslında anılarında yolculuğa çıktık. Kitap okuma saati yaptıklarını ve kitapları okuduktan sonra da kompozisyon yazdıklarını söyleyen Behzat Uygur, içten ve samimi bir şekilde anılarını paylaştı.

**

Kitapların sadece yazılı birer kaynak olmanın ötesinde, yaşam biçimi olduğunu kavramalıyız. ‘Hayatın Gerçekleri’ diye yaşadığımız günlük hayatımızda aslında kitaplara ve hayal dünyamıza çok az zaman ayırıyoruz. Öyle tek düze yaşamaya alıştık ki günlük rutin uğraşlarımızın dışına çıktığımızda bocalıyoruz. Ama bu gibi durumlarda en iyi kurtarıcımız kitaplar oluyor. Kitap, sayfalarında barındırdıkları ile bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Hiç gitmediğimiz maceralara adım atıyoruz. Sonsuz yolculuklara çıkıyoruz. İşte bu yüzden kitap okumaya daha çok önem vermeliyiz. Televizyon izlediğimiz iki saatte soluksuz bir maceraya atılmaktan neden kaçınıyoruz?

**

Teknoloji gelişiyor diye övünürken, doğru konuşmayı beceremiyoruz. Toplumsal iletişimde sorunlar yaşıyoruz. Birbirimizi anlamadan, dinlemeden yargılamaya başlıyoruz. Çünkü ne söylediğimizi anlamıyoruz. Tam da bu nedenle kitap okumak önemlidir. Çok yönlü düşünmeyi öğrettiği için, farklı açılardan olaylara bakmamızı sağladığı için kitap okumalıyız. Ayrıntıları kavrayıp, ince düşünmek için de o sayfaları karıştırmalıyız.

SANAT KİMİN İÇİNDİR?

Sanatçı, toplumun aynasıdır. Ne kadar bilgili, ahlaklı ve başarılı olursa toplumu aydınlatır. Sanatçı aynı zamanda toplumu da yansıtandır. Günümüze baktığımızda ne yazık ki sanatın ve sanatçının geldiği nokta ortada. Göz önünde bulunan ‘Ünlülerin’ sanatçı olarak yansıtıldığını görüyoruz. Ama 16 yaşında şarkı söyleyen ve henüz lisede okuyan bir çocuğa asla sanatçı diyemeyiz. Yaşadığı aşklarla ya da yaptırdığı estetiklerle gündem olan, argo kelimelerle konuşan ve bunu tarzı olarak görenleri de sanatçı olarak ele alamayız. İdil Biret, Gühel-Sühel Pekinel, Türkan Şoray, Ediz Hun, Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Nejat Uygur, Haldun Dormen, Yıldız Kenter gibi duayenler bir tarafa günümüz ünlüleri bir tarafa. Umarım bir an evvel kültürel yozlaşma serüveni durur da biz de Behzat Uygur’un paylaştığı o güzel fotoğrafın benzerlerini daha fazla görebiliriz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir