BSM Maceraseverler’in Yazören Mağarası Keşfi

Yazı boyutu

Maceraseverlerle Köşe Bucak Geziyorum Yazı Dizisi -2

Sevgili Balıkesir’li maceraseverler.. Bu haftasonu BSM Maceraseverler grubu ile “Yazören Mağarası Keşfi ve Günübirlik Doğa Yürüyüşü” maceramızı gerçekleştirdik. Sabah saat 7 gibi arkadaşlarımızla Balıkesir’de buluşup minibüslerimize bindik ve Balıkesir’in Altıeylül ilçesine bağlı köylerinden biri olan Bigatepe köyüne doğru hareket ettik.Saat 8 sularında köy meydanında macerasever dostlarımızla birlikte son hazırlıklarımızı yapıp yaklaşık 15 km sürecek ve “Yazören Mağarası” ile sonlanacak olan doğa yürüyüşümüze başladık.rehberimiz Balıkesir Üniversitesi Dağcılık Kulübünün de başkanlığını yapmış olan sevgili dostum Barış Yıldırım bize yaşayabileceğimiz olası aksiliklere önlem için kısa bir brifing verdikten sonra ;Bigatepe köyünün mis gibi havası ve yeşillikler içinde yürüyüşümüze başladık.

Bigatepe köyü ile ilgili size kısa bir bilgi vermek istiyorum.Köy insanlar tarafından ilk yayla olarak kullanılmış.Daha sonra bu insanlar burayı yerleşke haline getirmişler.Köyün en az 500 yılı aşkın bir tarihi var.Köyün bu denli eski tarihi köyün yaşlılarından öğrenilmiş.Köye ilk yerleşen insanlar Manisa ilinden gelerek buraya yerleşmişler.Köydeki bazı yapıların Bizans’a kadar dayandığı söyleniyor. Köy halkının ilginç bir alışkanlığı var.Bayramlarda köy halkı hep beraber arefe gününde köyün yaşlısı,genci,karısı,kızı,mezarlık ziyaretine gidiyor.Ramazan Bayramında köy odasında bir ay yemek veriliyor. Bu gelenek 150 yıldır devam ediyormuş. Köy cenazelerinde televizyon, radyo gibi sesli aletler aileye saygı açısından dolayı açılmıyormuş. Köyde hıdrellez hayırları , düğünlerde Kına Gecesi yapılıyormuş. Köyün geleneksel oyunları Harmandalı, Edremit Oyunu, Muğla Zeybeği ve Yandım Ayşe’göbekli ibo Esmeray ve kabak havasıymış. Bu bilgilerde genel kültür olarak kafanızın bir kenarında kalsın J Neyse efendim biz maceramıza dönelim.

Gideceğimiz yer Savaştepe’nin Konakpınar mevkiindeki Yazören köyüne bağlı “Yazören Mağarası” .Yol boyunca sıcağında etkisiyle bolca su tükettik.Yaklaşık 38 derece sıcakta yaz günü 15 kilometrelik bir parkur yapmış olmamız ilk etapta hata gibi gözükse de arkadaşlarımızla birlikte bu duruma ayak uydurup yürüyüşümüzden keyif almaya başladık.Manzara bir harika… Havanın çok sıcak olması sık sık mola vermemizi gerektiriyor.Doğal olarak da molalarımızı uzun tutuyoruz.İnişli çıkışlı dere yataklarının içinden devam eden uzun yürüyüşümüz boyunca yeni dostluklar ve paylaşımlarımız oluyor.

Tabi ki doğayla iç içe olmak bize ayrı bir keyif veriyor.Bu maceramızda 15 kişiyiz ve her birimiz birbirimizden heyecanlı yürüyüş sonunda bizi mağarada nasıl bir sürprizin beklediğini birbirimize sorarak meraklarımızı gidermeye çalışıyoruz.Yürüyüşümüzün yaklaşık 9.km’sinde su stoklarımızın tükendiğini fark ettik.Havanın sıcaklığı da bizi zorlayınca daha bırakın mağaraya gitmeyi yürüyüşü bitiremeyeceğimizi düşündük.Bazı arkadaşlarımız susuzluğun da etkisiyle pes etme noktasına geldi.Ben kendi kendime sanırım bugünlük macera burada bitiyor dedim.Çünkü daha yürüyüşümüz bile bitmeden sularımız bitmişti.Mağaraya gidip keşif yapma şansımız yok denecek kadar azalmıştı.Tam umutsuzluğa kapıldığımız noktada uzaklarda bir çeşme gördük.O sıcak havada 15 kişinin o çeşmeye doğru yaylada nasıl koştuğunu görmenizi isterdim.Çeşme başında sularımızı doldurduk ,kana kana su içtik ve yaklaşık bir saat ağaç gölgesinde dinlenip enerji depoladık.Tüm grup arkadaşlarımızın keyfi yerine gelmiş belli ki tam kalkacağımız sırada 15 kişi hep birden su savaşına başladık.Abartmıyorum,hepimiz donlarımıza kadar buz gibi dağ suyunda ıslandık. Başka zaman olsa bu durum beni oldukça rahatsız ederdi fakat o an ki şartlarda resmen o su savaşı bana ilaç gibi geldi.Su savaşından sonra yolculuğumuza devam etmek üzere yayladan mağaraya doğru yola koyulduk.Tabi üzerimiz yaklaşık 15-20 dakika içinde sıcaktan kurudu.Pek yolumuz kalmamış olacak ki yaklaşık bir buçuk saat sonra fotoğraf çektirirken zamanın nasıl geçtiğini anlamadan Yazören Mağarası’nın girişinde bulduk kendimizi.İnanın doğa sporlarının birçok branşını yapmış olmama rağmen daha mağaranın girişinde ürperdim.Muhteşem bir doğa harikası karşımda duruyor.

Yazören Mağarası ; Türkiye’nin 9. en uzun mağarası. Mağara’nın girişte tavan yüksekliği 25 metre. Geniş bir bölgenin yüzey suları bu mağaradan boşalıyor. Bu nedenle yarı aktif bir mağara . Kış ve bahar aylarında etkin bir su akışına sahne oluyor. Suyun binlerce yıldır süren bu macerasını mağaranın duvarlarındaki izlerden okumak mümkün.Mağaranın orta kısımlarındaki galerilerde sarkıt ve dikitler bulunuyor. Yüzeyden süzülerek mağaraya ulaşan kireçli suların eseri bu olağanüstü oluşumlar. BSM Maceraseverler grubumuzla mağaranın derinliklerine dalmadan önce son hazırlıkları yapıyoruz.

Kafa lambalarımızı da taktıktan sonra maceramıza başlıyoruz. Ekibimiz ile birlikte mağarada kimi zaman çok dar, kimi zaman da geniş galerilerde ilerliyoruz.Galerileri geniş ya da dar kılan suyun aşındırma gücü.Yaklaşık 400 metre ilerlemiştik ki rehberimiz bizi sessiz olmamız konusunda uyardı.İlerde yoğun ve rahatsız edici bir ses vardı.Işıklarımızı tuttuğumuzda yoğun yarası kolonisi ile karşı karşıya olduğumuzu gördük.Yüzlerce yarasa etrafımızda uçuşuyor ses çıkartıyor.İnanın hepimiz korku içindeyiz.O an yaşadığımız korkuyu şuan burada size anlatmam pek mümkün değil.Tavana baktığımızda yarasa yoğunluğundan tavan hareket ediyor gibi gözüküyordu.Bazen anlatmak değil yaşamak gerekli sanırım.Ekip arkadaşlarımızdan bazıları devam etmek istemedi.Ama grup çoğunluğu devam etmekte kararlıydı.

Yarasaların içinden maceramıza devam etmeye karar verdik.Çok sessizce hareket etmeye ve yarasaları ürkütmemeye çalışarak o bölgeden geçtik.İnanın bütün ekip arkadaşlarımızın sadece nefes alış verişlerinden başka bir de yarasaların çıkarttığı ses vardı mağarada.Korkudan neredeyse nefes bile almamaya çalışarak ilerliyorduk.İlerledikçe yarasa dışkılarından dolayı mağarada ağır pis bir koku olmaya başladı.Nefes almakta da zorluk çekmeye başladık.Çünkü ilerledikçe hava akımı azalıyordu.Buda nefes almamızı güçleştiriyordu. Yaklaşık 700 metre ilerledikten sonra bir galeriye çıktık.Galeri muhteşem belki yıllarca süren oluşumlar,sarkıtlar muhteşem duygular içindeyim.Bu güzelliklere bakıyoruz.Rehberimiz de bir yandan ilerlemek için yol bulmaya çalışıyor.

Görünürlerde yol yok … Dip kısımda ufak bir aralık bulduk.Sadece bir kişinin geçebileceği ve sürünerek ilerlenebilecek bir çıkış.Rehberimiz bir süre tek girip ilerledi.Ama yolculuk anlaşılan uzun sürecek.Geri döndü ve bu kalabalık grup ile buradan devam etmememiz konusunda bizi uyardı.Açıkçası yaşadığımız macera bize yetmişti.Gruptan kimse itiraz etmedi ve dönüşe geçtik.Dönüş yolculuğunda yarasalara yakın bir bölgede hepimiz ışıklarımızı kapattık ve yaklaşık 10 dakika karanlığı ve yarasaların seslerini dinledik.Mezarda olmak gibi bir duygu.Karanlığı ilk defa bu maceramda yaşadım,iliklerime kadar hissettim.Mağara keşfimiz yaklaşık 40 dakika sürdü.Çıkışta hepimiz yaşadağımız bu muhteşem deneyimi birbirimize anlattık.Mağara çıkışında yüzümüzün ifadesini görmenizi isterdim değerli dostlar.Son zamanlarda yaşadığım en ürkütücü ve muhteşem deneyimdi diyebilirim.

Sanırım şimdi yemek zamanı.Erkekler odun toplamaya , bayanlar sucukları,domatesleri,biberleri ve ekmekleri hazırlamaya.Bu muhteşem macera ateş başında sucuk ekmek keyfi ile bitti.Yemeklerimizi yedikten sonra yaklaşık 2 km’lik bir dönüş yolculuğu ardından minibüsümüz bizi yol kenarından aldı.Kaptanın dediğine göre Yazören köyünün halkını zor tutmuş. Köylüler tutturmuş defineciler geldi mağaraya diye kazma küreklerle yanımıza geleceklermiş.Kaptan yapmayın etmeyin onlar sporcu demiş de olası bir tatsızlığı engellemiş.Meğersem Yazören Köyü halkı mağarada define olduğuna inanıyormuş.Valla biz ekipçe korkudan define vardıysa da,gözümüz define falan görmedi.Fakat ruhumuz maceraya doydu.

Bu macera sonunda biz değerli bir taş,para vs bulamadık ama harika dostluklar,paylaşımlar ve macera dolu bir gün yaşadık.Sanırım en büyük defineye biz Balıkesirli BSM Maceraseverler kulübü zaten sahibiz.Dostluklarımız dan daha değerli bir define olduğunu zannetmiyorum.Yeni bir macerada buluşmak üzere dostlarım yaşamın keyfini çıkartmaya bakın.Balıkesir’de yapacak çok şey var yeter ki yapmayı isteyin.Yaşamayı bilin!…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir