Gündem Köşe Yazıları Nursima Akyürek

DAHA ÇOK OKUMAK LAZIM

Yazı boyutu

Türk edebiyatının öyküleri arasından henüz okumadığım kitapları fark ettim. Daha çok okumak lazım çook…

Sevgili arkadaşlar bugün sizler için araştırdığım birkaç bilgiyi buradan paylaşıyorum. Edebi bir tür olarak baktığımızda öykü; gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düzyazı türü olarak tanımlanmakta. Öykü için bir anlamda “kısa roman” da demek mümkün.

Bugünkü manada, yani “modern öykü” olarak baktığımızda Türk edebiyatı ilk örneklerini Tanzimat Dönemi’nde gördü. Tabii, Türk kültürünün önemli anlatıları olan destanların, Dede Korkut Hikayeleri’nin ve halk hikayelerinin bugünkü modern öyküye temel teşkil ettiği de unutulmamalı. Öykünün miladını, Türk edebiyatının yayınlanan ilk öykü kitabı olan “Müsameretname” olarak kabul edersek o tarihten bu yana önümüze binlerce maddelik bir liste çıkabilir. Tanzimat Dönemi’nde temelleri atılan, Servet-i Fünun döneminde ise gelişim sürecini sürdüren öykü, özellikle Milli Edebiyat döneminde Ömer Seyfettin ile uçmuş adeta… Sonraki süreçte de öykünün gelişimi sürmüş gitmiş.

1) Pandomima – Sami Paşazade Sezai

Sami Paşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” isimli kitabındaki, 7 hikayeden sonuncusudur. 1882 yılında yayınlanan Pandomima isimli öyküde; Pascal isimli pandomim sanatçısının yalnızlığı ve ardından intihar edişi ele alınmaktadır.Pascal, Haseki civarındaki yıkık dökük bir evde hayatını devam ettirmektedir. Hayattaki tek amacı insanları güldürmektir. Üstelik bu konuda da oldukça başarılır. Günün birinde kendisini düzenli olarak izlemeye gelen biricik Eftalya’ya aşık olur. Tabii, Eftalya için Pascal sadece gülünebilecek sıradan bir tiyatrocudur.Pascal’ın türlü komikliklerine yalnız başına gülmek istemez. Günlerden bir gün kocasını da getirir Pascal’ın tiyatrosuna. Bu olay üzerine Pascal, çözümü intiharda bulur. Pascal’dan haber alamayan komşuları kapıyı kırıp girdiklerinde herkes bir anda gülüşmeye başlar. Pacal bu sefer asılmış bir adam taklidi yapmaktadır. Zira bu sefer taklit değil ölüm gibi hakikattir.

2) Otlakçı – Mehmduh Şevket Esendal

Memduh Şevket Esendal’ın “Hikayeler” isimli kitabında yer alan Otlakçı, Esendal’ın en sevilen hikayelerinden biridir. Hikayeler kitabının 1946 yılında ilk basımınının yapıldığını, ardından yine bu kitabın isim değiştirerek 1958 yılında yeniden yayınlandığını belirtelim.

Otlakçı hikayesi’nde Mahmut Efendi, bugünkü ifade ile “beleşçi”dir. Kendisi kesinlikle tütün taşımaz, çünkü taşıması için bir sebep yoktur. Kahvedeki tanıdıklarından geçinmeyi huy edinmiştir. Üstelik bu ‘geçim’de hiç de adil değildir. Tütünün saçağını seçip içer, tozu ise tütün sahibine kalır. Biraz da yüzsüzdür. Kızılınca üste çıkmaya kalkışır.Memduh Şevket Esendal’ın kaleme aldığı Otlakçı, mizahi anlatımıyla oldukça keyifli bir eser.
3) Diyet – Ömer Seyfettin

Türk edebiyatının en önemli hikayecilerinden kabul edilen Ömer Seyfettin ayrıca kısa hikayeciliğin de kurucusu olarak bilinmektedir. Yazdığı yüzlerce hikaye ile de hikayeye çok önemli katkıları olmuştur.

Sosyal Medyada Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir