Ramazan TOPCAN

Dilin Sebep Olduğu Günahlar -4-

Yazı boyutu

Lokman Hekim bizlere nasihatle oğluna diyor ki:“ Ey oğul! Namazda iken kalbini, insanlar arasında iken dilini, sofrada iken elini, başkasının evinde iken gözünü muhafaza et ki kurtuluşa eresin.’’

Kabir azabının üç şeyden meydana geldiği rivayet edilmiş ve şöyle söylenmiştir : “Bunun üçte biri gıybet, üçte biri nemime, diğer üçte biri de idrardan sakınmamaktır. ”

 

KOVUCULUK (SÖZ TAŞIMA) YASAĞI: 

Birinden duyduğu sözü diğerine aktarmak anlamına gelen kovuculuk, insanların arasının açılmasına ve toplumda huzurun bozulmasına sebep olan kötü huylardan biridir.

İki kişi arasında götürülen söz, doğru olsa dahi araların bozulmasına sebep olduğu için nemmamlık olarak kabul edilmiştir. Laf getirip götürenler insanların arasını bozmakla kalmıyorlar, bazen düşmanlıklara, kin, nefret, intikam, düşmanlık gibi geri dönülmez hatalara da sebep olmaktadırlar.

Nice aileler söz taşıyanlar yüzünden dağılmış, nice ortaklıklar son bulmuş, nice kanlar akmış, nice düşmanlıklar meydana gelmiştir. İslam Dininin gayesi insanların arasını pekiştirmek, bağları güçlendirmektir.

Hz. Huzeyfe [Radıyallahu Anhu] anlatıyor: Hz. Peygamber [Sallaallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurdular:

“Nemmâm (söz taşıyan cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete girmeyecektir”

Yüce Mevla, kovuculuk yapan kimsenin sözlerinin dikkate alınmamasını istemiş ve Kalem suresi 10-14.ayet-i kerimelerde şöyle buyurmuştur.

“(Resulüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecaviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.”

 

KÜFÜR, KÖTÜ VE ÇİRKİN SÖZLER, HAKARET, ALAY, TECESSÜS:

Hucurat suresi 11.ayet-i kerimede;“Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıllık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.”  Buyrulmuş ve insanların şahsiyetlerini rencide eden, toplum içerisinde küçük düşürülmelere sebeb olan her türlü tutum ve davranışları yasaklamıştır.

Hümeze suresi 1-2. ayet-i kerimelerde; ‘‘Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!’’buyrularak insanların onurunu zedeleyen her türlü davranış kerih görülmüştür.

 

ZAN, BOŞ SÖZLER:

Zan; sanma, sezme, şüphe ve kesin olmayan bilgi anlamlarına gelir. Sebepsiz yere birini suçlamak, delilsiz olarak birinin herhangi bir kötü iş yaptığını sanmaktır. Allah [Celle Celalühu] Hücurat suresi 12. ayet-i kerimede; “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü  zannın  bir  kısmı  günahtır.” Buyurmaktadır.

Zannın günah olduğu, toplumların helakine sebeb olacak kadar kötü bir fiil olduğu konusunda Fetih suresi 12. ayet-i kerimede dikkatlerimiz çekilmiştir. Kötü zanda bulundunuz böylece helaki hak eden bir toplum oldunuz.

“Zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır.”

Hz. Peygamber [Sallaallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz; “Allah’ı zikretmeksizin fazla konuşmayın. Zira Allah’ı zikretmeksizin çok konuşmak kalbi katılaştırır. Kalbe kasavet verir. Allah’dan en uzak olan insan ise, katı yürekli olanlardır.” Buyurarak anlamsız, manasız ve yersiz konuşmaların kişinin helak nedeni olacağını beyan buyurmuşlardır.

 

SÖZÜN DE BİR ADABI VARDIR:

Konuşurken, doğru söz söylemeye ve insanları incitmemeye özen göstermeliyiz.

Münakaşa ve gereksiz konuşmalardan uzak durmalı ve sözü israf etmemeliyiz.

Allah’ın [Azze ve Celle] dinini tebliğ etmeli, bulunduğumuz ortamda insanları Hakk’a çağırmalıyız.

Öfkelendiğimizde, söyleyeceğimiz sözü tartmalı ve karşı tarafa zarar verecek ifadelerden kaçınmalıyız.

Ailede ya da dış dünyada yaşadığımız sorunları iletişim kurarak çözmeye çalışmalı ve duygularımızı uygun bir dille ifade etmeliyiz.

İnsanları anlamaya çalışmalı ve eleştirmemeliyiz.

İnsanlarla ilişkilerimizde hata odaklı davranmamalı, aksine kusurları örtmeli, hataları bağışlamalı ve saygı göstermeliyiz.

Gerektiği yerde konuşmayı gerektiği yerde susmayı bilmeliyiz.

 

Dünya ve ahiret mutluluğumuz için bilmediğimiz konularda konuşmamalı, gereksiz cümleler kullanmamalıyız.

 

Selam ve dualarla ile…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir