Eğitim için ücretsiz taşıma

Yazı boyutu

Çocuklarımız ellerinde karneler yarıyıl tatiline koştular.

Okullar açılırken açıldığını duyuran medyamız görevdeydi. Karneleri ellerindeki çocuklarımızı kameralar önünde sorguya çektiler:

– Karnende notların nasıl?

– Takdir mi, teşekkür mü aldın?

– Büyüyünce ne olacaksın?

İlkokul birinci sınıf öğrencisi son soruya manidar bir yanıt verdi.

“Büyüyünce hırsız olmucam” dedi.

Kararını vermiş, hangi mesleği seçerse seçsin hırsızlığı seçmeyeceğini söyledi.

Çocuk çok efendi. Namuslu bir ailenin evladı olduğu belli.

“Büyüyünce hırsız olmucam” diyen bir çocuğun ailesine biz alkış tutarken, iktidarın başındakiler tespit etse vallahi soruşturma açtırırlar.

Çocuğun zihnini açtığı aileyi “Terörist” çocuğu da “Yavru terörist” olarak içeri tıktırmaya çalışırlar.

Yok canım amma da abarttın diyenlere, Konya’da 16 yaşındaki öğrenci kardeşimizi anımsatırım.

***

Konu eğitimden açıldı ya satırbaşlarıyla değinelim.

Ülkemizde okul çağında olan 4 milyon 330 bin 504 çocuğumuz “Eğitim zorunlu” olduğu halde okula gitmiyor…

Okula gitmesi gereken çocuk sayısı 19 milyon 205 bin…

Okula giden öğrenci sayısı 14 milyon 878 bin 496…

Yaklaşık 4.5 milyon çocuğumuzun okula gitmesi gerekli iken gönderilmemesi iktidarın umurunda mı? İnsanlara hemen her konuda baskı yapan iktidar bu kadar çocuğun okula gitmemesine neden göz yumar? Cehalet işine mi gelir?

Çocuk gelinler…

Okuma yazma bilmeyen, eğitimsiz bir toplum iktidarın işine mi gelir, yanıtı siz verin.

Okula gönderilmeyen kız çocuklarının sayısı 2 milyon 486 bin 554 olduğunu ve bunların büyük bölümünün küçük yaşta zorla evlendirildiği bu ülkenin acı gerçeğidir.

Okula gidenler için eğitim sistemimizin yüz kızartıcı sonuçlarını da sıralayayım.

İlköğretimde derslik açığı 218 bin 366…

Okula gönderilmeyenler de gelse yandı gülüm keten helva… Derslik açığı üç katına çıkıverir.

Sınıf başına düşen öğrenci sayısı İlköğretimde 35, Ortaöğretimde 34. Rakamlar Doğu ve Güneydoğu’da çok daha yüksek. Sınıf başına 10-15 kişi daha artıyor.

İstanbul’da ilköğretimde sınıf başına 58 öğrenci düşüyor, ortaöğretimde 44… Ankara’da ilköğretimde 41, ortaöğretimde 40, Adana’da ilköğretimde 46, ortaöğretimde 50, Diyarbakır’da ilköğretimde 52 ortaöğretimde 62, Şanlıurfa’da ilköğretimde 63, ortaöğretimde 47 kişi düşüyor sınıf başına.

Avrupa ülkelerinde ise sınıflarda bulunan öğrenci sayısı bize göre dörtte bir oranında.

Örneğin; Lüksemburg’ta ilköğretimde 15.8, ortaöğretimde 19.7…

Portekiz’de ilköğretimde 16.4, ortaöğretimde 23.5…

İsviçre’de ilköğretimde 19.2, ortaöğretimde 18.7…

İzlanda’da ilköğretimde 17.1, ortaöğretimde 18.5…

Danimarka’da ilköğretimde 19.5, ortaöğretimde 19.4 kişi düşüyor sınıf başına.

Bizimkiler nutuk atıyor, Avrupa insan eğitiyor.

Bizimkiler dini siyasete alet ediyor, dini istismar ediyor, Avrupa çocuklarını bilimsel yaşama hazırlıyor.

Çocuklarımız öğretmensiz…

Türkiye’de 330 bin branş öğretmeni atama bekliyor…

***

Dönem nutuk atma dönemi değil! Eğitime önem verme, üretimi arttırma, yatırım yapma, istihdam yaratma dönemi. Bunu yaşama geçirecek bir iktidar gerekiyor.

Temiz bir iktidar. Üretimi teşvik eden, sosyal adaleti sağlayan, adaleti, hakkı, hukuku eşitleyen, demokrasi içinde herkesin kendini güvende hissettiği ve yaşadığı bir Türkiye’yi yaratmak gerekiyor.

Bunun gerçekleşeceğine inanıyorum.

Yazımı noktalamadan bir öneride bulunuyorum. Eğitim ilk ve orta öğretim için zorunlu. Herkes çocuklarını okula göndermek zorunda. Eğitim zorunlu ise çocukların okula gidiş ve gelişleri de ücretsiz karşılanmalıdır.

Zenginler çocuklarını zaten servislerle okula gönderiyor. Belediye otobüsleri okula gidiş ve dönüş saatlerinde ilköğretim çocuklarına ücretsiz olmalıdır.

Bu proje; ekonomik sıkıntı içindeki tüm ailelerin bütçelerine önemli bir katkı sağlayacak ve çocuklarını ekonomik sıkıntıları gerekçe göstererek göndermeyenlerin mazereti kalmayacaktır.

Yapılamaz mı?

Bence tartışmadan uygulamaya alınmalıdır…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir