Gültan Kışanak, Bülent Ersoy’un niye peşinden koştu?

Yazı boyutu

Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun düzenlediği 46’ncı Başkanlar Konseyi için Diyarbakır’dayız. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veysi İpek ve yönetim kurulu üyelerinin teklifi, İzmir’in eski valisi, Diyarbakır Valisi Cahit Kıraç ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Gültan Kışanak’ın destekleriyle düzenlenen organizasyon mükemmel sürüyor.

köşe atila

 

Yaşarken mutlaka görmeniz gereken kentlerin içinde yer alan Diyarbakır’da güzel saatler geçiriyoruz. Gezerken, konuşurken, yerken, içerken Diyarbakır’ın ve Diyarbakırlıların sevgi ve saygısını hissediyorsunuz.
Bu satırları Diyarbakır’dan yazıyorum…
Geldiğimiz ilk gün Vali Cahit Kıraç ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Şanlı ile görüşüyoruz.
1971 doğumlu hukuk mezunu, siyasi partiler rejimi konusunda yüksek lisans eğitimli eşbaşkan kapıda bizleri kırmızı güllerle karşılıyor.
1994’ün HADEP il başkanı. 1995 yılında tutuklanıyor ve Diyarbakır Cezaevi’nde yatıyor. 1996’da Ankara’da HADEP Genel Merkez yöneticileriyle birlikte bir kez daha tutuklanıyor ve Elmadağ Cezaevi’nde yatıyor.
2003-2004 yılları arasında DEHAP İl Başkanlığı görevini üstleniyor. 2004 yılında Diyarbakır Yenişehir Belediye Başkanlığı’na seçiliyor. 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri’nde Bingöl Belediye Başkan adayı oluyor. 2009 yılında yeniden DTP Diyarbakır İl Başkanı…
Avrupa Parlamentosu, Sosyalist Enternasyonel ve birçok uluslararası konferans ve toplantılara katılıyor. KCK operasyonları kapsamında 2009 yılında yeniden tutuklanıyor ve 40 ay cezaevinde kalıyor. Üç sene 4 ay yattıktan sonra 2014 yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı oluyor.
Fırat Anlı, Dr. Özlem Sezgin Anlı ile evli, Payiz ve Peyman Gûlmîr’in babası…
Eşbaşkan’a barışın sembolü zeytin dalını takdim ediyoruz. Sohbet güzel. Kışanak ile ilgili görüşememe sitemini de iletiyoruz.
Babasını ziyarete Elazığ’a gittiğini öğreniyoruz. Akşam yemeğinde buluşacağız.
GÜLTAN KIŞANAK İLE AYNI MASADAYIZ
Gültan Kışanak, eşbaşkan Fırat Anlı ile birlikte geliyor. Yanımızda ayrılan yere oturuyor, gıyapta tanışıyoruz. Klasik hal hatır sorgulamasının ardından konu gazeteciliğe geliyor. Kışanak, “Biliyorsunuz ben de gazeteciyim” diyor.
Kışanak’a Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nde okuduğunu söylüyorum, “Evet” diyor.
Ardından, “Güneş Gazetesi’nde staj yaptığını ve sonrasında 6 ayı aşkın zaman gazetede muhabirlik yaptığını” bildiğimizi söylüyorum.
Şaşırıyor… Anlatmaya başlıyor:
“Biraz gecikmeli olarak okulu bitirdim. Ben 1961 doğumluyum. Lise yıllarında siyasetle ilgilenmeye başladım. Elazığ öğretmen okulunu bitirdim sonra 1978’de Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü’ne girdim.”
Bir Kürdün ve Kürt siyaseti ile çok yakından ilgilenen bir kişinin yaşamını idame ettirecek mesleğin, “Türkçe öğretmenliği” olduğunu garip karşılamayın. Çünkü Kışanak Kürtçe’yi iyi konuştuğu kadar Türkçe’yi de bütün kural ve vurgulamalarıyla çok iyi biliyor.
19 yaşında üniversite ikinci sınıfta iken 12 Eylül darbesinin hemen öncesinde tutuklanıyor. 1980-1982 yılları arasında en yoğun işkencenin yapıldığı Diyarbakır Cezaevi’nde yatıyor. Diyarbakır zindanlarında o ağır koşullara bütün tutukluluklarla birlikte tanıklık ediyor.
Cezaevinden sağ salim kurtulduktan sonra girdiği sınavlarda Ege Üniversitesi’nin Gazetecilik Bölümü’nü kazanıyor ve okula başlıyor.
1990’lı yıllarda mezun oluyor…
GÜNEŞ GAZETESİ’NDE STAJ DÖNEMİ
1991 yılında Güneş Gazetesi’nin İzmir Bürosu’na stajını yapmak üzere başvuruyor. Kabul ediliyor. O dönemde gazetenin Ege Bölge Temsilcisi Selman Erdoğdu. Haber Müdürlüğü’ne Nilgün Tarkan bakıyor. Halil Hüner, Demet Soysal, Semiha Çağlıyangil, Nur Kurtuluş, Ali Salim Kayırıcı, Ertan Civaoğlu, Coşkun Akar Güneş’in İzmir Bürosu’nda kalanlar. Spor Bölümü’nde Sedat Kaya, Hakan Güray, Haluk Güney, Mustafa Yurt var.
Mehmet Ali Varış foto muhabiri…
Sedat Pişirici ve ardından Sedat Kaya gazeteden Yeni Asır’a transfer oluyor. Ben Kışanak’ın staja başladığı dönemden üç yıl önce kopmuştum Güneş’ten… Önce Yeni Asır, ardından Hürriyet Gazetesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı…
Başkan Kışanak Güneş Gazetesi’nde stajyer iken ben Büyükşehir’de Daire Başkanı olarak çalışıyorum.
Masada dostça sohbet sürüyor.
Güneş Gazetesi’nden söz ederken yan masada oturan Halil Hüner’e sesleniyorum, kalkıp geliyor. İşte komik ama şaşırtıcı bir karşılaşma ve bir anı…
BÜLENT ERSOY’UN PEŞİNDEN 4 SAAT KOŞTUK
Gültan Kışanak masaya gelen Halil Hüner’i görünce hemen tanıdı. Gülmeye başladı. Aralarında şöyle bir konuşma gelişti, dinledik:
– Merhaba sayın başkanım…
– Merhaba. Sizi tanıdım Halil Bey. Bilmiyorum siz hatırladınız mı, beni Bülent Ersoy’un peşinden koşturmuştunuz.
– Valla bilmem ki, nasıl, anımsayamadım.
Gültan Kışanak gülmesini sürdürdü ve olayı anlattı:
“Stajyeriz. Tabii ben solcu, devrimci bir gazeteci olarak sendikalara gidip haber yapmak, insan hak ve ihlallerine karşı mücadele etmek için sosyal olaylara bakmak istiyorum. Halil Bey bizden kıdemli, yetkili. Tuttu beni ve Ertan Civaoğlu’nu Bülent Ersoy konserine yolladı. Hiç unutmam Alsancak Stadı’nda Bülent Ersoy konserine gittik. Bülent Hanım o sırada genç, dinamik, kıpır kıpır… Sahanın içinde bir o tribüne koşuyor, bir öbür tarafa doğru koşuyor. Biz de Ertan Bey’le beraber arkasından diğer gazetecilerle beraber koşuyoruz. Sırtımda ağır çanta, bir o tarafa, bir bu tarafa… Dayanamadım, sordum:
– Ertan abi hadi o koşuyor, biz niye arkasından koşuyoruz?
– Mecburuz, konuşma koş…
– Ya abi niye mecburuz. Konseri o veriyor, gel bir kıyıdan izleyelim.
– Kardeşim… Bülent Ersoy koşarken ayağı çime takılsa ve yere serilse… Biz de o fotoğrafı çekemezsek, başkaları çekerse bizi kovarlar.
– Kovarlar mı?
– Kesinlikle kovarlar…
– O zaman koşalım…
Kışanak, Halil Hüner’i gösterdi ve “İşte bu arkadaş bizi tam dört saat Bülent Ersoy’un peşinden koşturdu. Ya düşerse diye soluk soluğa koşturduk. Bülent Ersoy düşmedi ama biz yorgunluktan düşecektik neredeyse” diye anıyı noktaladı.
Gültan Kışanak daha sonra kendi dünya düşüncesine uygun Yeni Ülke, Özgür Gündem ve Özgür Ülke gazetelerinde gazeteci, yazı işleri müdürü, yayın koordinatörü olarak her alanda, 2002 yılına kadar çalıştı. Sonra milletvekilli seçildi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir