Cüneyt ÇABUK

İKTİDARLARIN GÜCÜ ÜLKENİN DE GÜCÜ DEMEK

Yazı boyutu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, 2019 yılının Kasım ayında yapılması planlanan Başkanlık seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleme noktasında karar aldıklarını açıklamasın sonrasında ciddi tepkiler ortaya çıktı.

Zaten beklenen de buydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Seçimler arifesinde Bahçeli’nin yerli ve milli duruşunu özellikle vurgulamam lazım. Bu yerli ve milli duruşla birlikte inanıyorum ki ülkemizde bizi bölmek, ayrıştırmak isteyenler hedeflerine ulaşamayacaktır. Sayın Bahçeli ile bir araya geliriz, ülkemizin dertlerini de konuşuruz, uyum yasalarının çalışmasını da arkadaşlar yapar yolumuza yürürüz” demişti.

Görüşmeye ilişkin de “Milli ve yerli olan herkesle birlikte hareket ederiz. Milli bir mutabakat olacak” dediği belirtildi.

Terör örgütü FETÖ MHP’yi ele geçirmek için uzun sure derin mücadelelere girişti.

Örgüt defalarca kumpas kurdu, Bahçeli’yi çeşitli şekillerle alaşağı etmeye çalıştı. 2016 yılında gerçekleşen MHP kongresinde hedef tahtasına Devlet Bahçeli’yi koyan terör örgütü MHP’de Genel Başkan’ın değişmesi için çaba sarf etti.

Bahçeli’nin yerine Meral Akşener’i koltuğa oturtmak için büyük bir çaba harcadı. Bunda başarılı olamayan örgütün bugün uyguladığı B planı da herkesim malumu.

15 Temmuz’da Erdoğan’ı ve Türkiye’yi hedef alan Fetö, siyasal arenada başka bir terör örgütü ile kol kola girmiş bir siyasi parti ve CHP denklemi içerisinde MHP liderinin memleketi ve tabii ki partisini bir maceraya sürükleyerek adım atmaması oldukça anlaşılır.

Türkiye’nin iki partili sisteme doğru ilerlediği öteden beri söylenir. Öyle görünüyor ki bu iki parti iktidar ve muhalefet partisi değil, iktidarda olan Ak Parti ve MHP olacak gibi.

Türk siyaseti seçim ittifaklarını ilk kez şahit oluyor değil. CHP ile HDP’nin “fena salladığı” bir daha da iflah olmadıkları dönemleri hatırlatmak gerek.

Bugün Devlet Bahçeli’yi birçok açıdan eleştirmemiz mümkün, tüm siyasiler gibi siyasal yaşamı boyunca aldığı pozisyon noktasında, duruşu noktasında yapacağımız eleştirilerde haklılık payı da olabilir ama kendisinin vatanseverliğine kimsenin tek söz edeceğini sanmam.

MHP’nin tarihi mirası da bu konuda değiştirilemez bir alan sunuyor. MHP’nin duruşu bugüne kadar zaman zaman eleştirsek de hep aynıdır.

Bahçeli doğru bir pozisyon alarak “Yenikapı Ruhu’nun” yaşatılması hususunda gereken sorumluluğu aldığını da net olarak ortaya koymuş oluyor.

Başta CHP olmak üzere siyasi partilerin derin savrulmalar yaşadığı bu dönemde Bahçeli’nin durduğu nokta her şekilde tutarlıdır.

Türkiye’de yeni bir siyaset anlayışı ortaya koyuluyor.

Kendini yerli ve milli olarak konumlayan bir siyasi yaklaşımın karşısında da tabii ki yerli ve milli olmayanlar duracaktır.

Siyasal iletişimde bu tarz pozisyonların hızlıca sahiplenilmesi de ciddi avantajları beraberinde getirir. Bugün CHP-HDP kanadı her ne kadar tam bir görüş birliği içerisinde görünmeseler de bugün yerli ve milli olanı karşılarına almış olacaklar.

Tabii bu siyasi partiler için olduğu kadar seçmenler için de yeni ve yerli bir aidiyet alanı açmakta. %65’lik sağ kanadın içerisinde köklü bir alan açmaya yönelik bu ittifakın kazanacağı oldukça açık.

Görünen o ki yeni dönemde daha güçlü bir fikir birliği ile oluşan yönetimleri deneyimleyeceğiz.

Erdoğan güçlü bir lider ve tüm gücünü sokaktaki adamdan alıyor.

Sıradan insanı bu denli anlayan ve ortaya koyduğu anlayışla iktidarı ellinde tutmayı başaran bir siyasi lider için bugün olması beklenen muhalefetin birleşerek iktidarı sarsmaya çalışmasıydı. Ama Türkiye’de muhalefet öyle derin savrulmalar yaşadı ki yine aynı sokaktaki sıradan vatandaşın algı dünyasında bırakın umut olmaya tehlike olmaya bile başladı diyebiliriz.

Türkiye için dış tehditler sona ermiş değil. Fetö’nün taşeron olarak kullanıldığı saldırıların ardı arkası kesilmeyecek çünkü malum Ortadoğu ülkelerini merkeze alan ve İsrail’in güvenliğinin öne alındığı ahlaksız eksen ve planları ortaya koydu ve yürütmeye devam ediyor.

Ak Parti sözcüsü Mahir Ünal’ın şu sözleri ile bitirelim “15 Temmuz sonrası Türkiye’nin sürdürdüğü 4 terör örgütü ile mücadelesi var. Sınır güvenliği, sınır illerini korumak için, Suriye ve Irak’ta sürdürdüğü ciddi bir mücadele var. Fırat Kalkanı Harekâtı gibi, Kuzey Irak’taki zaman zaman ortaya çıkan harekât gibi. Türkiye bir milli mücadele veriyor. Biz ittifakı bir milli mutabakat meselesi olarak görüyoruz. Sayın Devlet Bahçeli ve MHP ile yürüttüğümüz görüşmeler büyük bir milli mutabakatın ilk adımı mesabesindedir.”

Güçlü Türkiye’nin güçlü iktidarlara ihtiyacı var

İktidarların gücü ülkenin de gücü demek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code