MİLLİ EĞİTİMDEKİ DEĞİŞİMLER-2-

Yazı boyutu

İnsanlık tarihi içinde, Osmanlının uyguladığı bilgi, üretim, kullanım ve geliştirme medeniyeti dikkat çekicidir. Osmanlı medeniyeti dışında, başka hiçbir medeniyetin bilimsel ve bölgesel bir yapı üzerine kurulmadığını söyleyebiliriz.Manevi içerikten yoksun olarak, YARATICIYI inkâr ile ortaya çıkan, hiçbir bilgi insanlığa rehber olamaz. Osmanlı-Türk modernleşmesi, Tanzimat denilen yenilikçi akımla başladı. Osmanlının uyguladığı ve yaydığı eğitim sisteminin modernleşmesi, anlatıldığından daha çok karmaşık ve sancılıydı. Bu günün kronikleşmiş sorunlarına, esas olacak atılımlar ve uygulamalar, 1850lerde tanzimatla başladı. Mehmet Akif’in modernleşme isteği, marifet-fazilet anlayışı ile ters düştü.

Akife göre Avrupa medeniyetinin ilim ve sanatı MARİFET olarak alınacak, fakat Avrupa’nın kötülüklerinden de uzak durulacak. Tanzimatla Beraber, inançsız, hedefsiz, idealsiz nesiller türetmeye başladık. Bunu fırsat bilen batı, pusuda beklemeye başladı. Osmanlı insanı özelliklerini tahribat yapabilmek için fırsat kolladı. En zayıf anımızı beklediler. Anadolu’yu isyanlar furyasına tabi tutup, meşrep ve mezhep kavgalarına sürüklerken, yeni kurulan okullara ideolojik akımları, bir ahtapotun kolları gibi sokarak yayıldılar. Cumhuriyetin ilk yıllarında okullarımızın derslerine kadar el attılar. Kendileri Amerikan kolejli, Fransız lisesi gibi ayrı eğitim yuvaları kurarak eğitimlerini bilim dâhilinde devam ettirdiler.

Daha sonra ilim yuvası olan Üniversitelerimize bilim ve ilimin yanında siyaset meddahlığını da yaptırdılar. Öğrenci kavgaları okulları ve sokakları sarsarken, üniversitelerden bir cümlecik olsun teskin ve telkin işitilmedi. Yarım asırdır, eğitim yuvalarındaki ideolojik kolları Anadolu’ya kadar yayıldı ve fikir kirliliği halk kitlelerine kadar uzandı.İşte eğitim ve öğretimde bulunan bütün sorunların kökeninde, eğitim sistemimizi yozlaştırma ustalığı yatmaktadır. Batı bize bilimi yerine, kötü davranış, yanlış yönleniş, karışık öğreniş sistemini verdi. Bilimsel bilgi, planlamalı eğitim, coğrafi değerler, hedefli maarif hep ıskalandı. Bütün değerlerimizi elimizden aldılar. Çakma ve monta lama olanları bize saldılar.

Bizde “arabanın gölgesine yatan kedinin, arabayı kendinin sandığı” misali batının gölgesinde barındık. Öz benliğimizdeki ve öz coğrafyamızdaki DEĞERLER EĞİTİMİNE dönemedik. Okullarda meydana getirdikleri suni FİKİR KİRLİLİĞİ, topluma da yansıdı.Milli Eğitim sistemimiz bugün hakikatten milli olmaya yönelmektedir.

Öze dönüşün adımları yavaşta olsa başlamıştır. “Nasıl bir insan, nasıl bir vatandaş” yetiştirmeliyiz araştırması başlamıştır. Eğitimde nicel artış, günübirlik çözümler, popülist yaklaşımlar yerine, kişilik ve kimlik sahibi, insan olduğunu unutmayan zihin gelişimi ve yaşayış değişimi kişiler yetiştirmek amacıyla adımlar atılmaya başlanmıştır. Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün başlattığı DEĞERLER EĞİTİMİ tüm ülke genelinde koşar adımlarla uygulanmaya başlanmalıdır. Yoksa değişik yöntemlerle topluma enjekte edilen FFİKİR KİRLİLİĞİ, bütün canlıları çürütme oluşumuna doğru yol alacaktır.

Hoşça kalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir