MUALLİMLER VE ÖĞRENCİLER (ÖĞRETMEN ANDI)

Yazı boyutu

MUALLİMLER VE ÖĞRENCİLER (ÖĞRETMEN ANDI)

Sadece elimden geleni yaptım demeden, muhakkak başaracağım diye haykıran, yürekten konuşup, yürekten iş yapan, kendini insana ve izana adayan değerli muallimler. Kendileri gibi düşünmenizi, kendileri gibi giyinmenizi, kendileri gibi konuşmanızı, kendileri gibi yaşamanızı veya yan gelip yatmanızı isteyenlere dönüp bakmadan, önünüze çıkacak engellere aldırmadan, beyninizi bulandırmadan, YÜREK insan yetiştirmeyi kararlı icraatlarıyla gösteren muallim kardeşlerim;

03

 

Varsın seni anlamayan anlamasın. Saman alevini yangın zanneden, YANGINCILAR anlamasın. Kalpleri kin ateşiyle dolu YIKICILAR anlamasınlar. Hakikatlere sırt çevirip, yalan ile iş çeviren ÇAPULCULAR seni anlamasınlar. Aklı başkasının cebinde olan vurguncular anlamasınlar. Kendilerini bir ideolojiye esir etmiş robot canlılar anlamasınlar. Zaman zaman dost bildiklerin kesse de yolunu, mayın tarlası gibi döşense de kapanlar ayaklarının dibine, inse de sırtına yüzlerce hançer, SENDE Mİ BÜRÜTÜS? Diye sormak için arkana bile bakma. YÜREK İNSAN yetiştiriyorum diye, doğru ve hak bildiğin yolda, son nefesini verinceye kadar azimle yürü. Gözyaşların dolu dolu aksa da, acıların yüreğini kavurup yaksa da, kem gözler kin kusarak baksa da, felek sana acı tokadını çaksa da, “ya sabır” çekip, “bu da geçer yahu” diyerek, şekillendirdiğin öğrencilerini koluna takarak yürü. Eğer sen taltif yerine hakaret, alkış yerine şamar, makam yerine mahkûm oluyorsan da yürü. Okul içi ve okul dışı düşüntülü olaylara aldırmadan, senden ilim ve ahlak bekleyen canlılara insanca yaklaşıyorsan, başına taşlar yağsa da, tenini alev sarsa da, yüreğine burukluk dolsa da, tebessüm et ve yürü. Öğrencilerin için, çalışıp, çırpınıp, koştururken, eline pranga verseler, diline kezzap sürseler, gözüne dağıl çekseler, kalbine beton dökseler, saat başı küfür etseler de, onlara SELAM ver ve yürü. Ortaya eser koyuyor, YÜREK İNSAN yetiştiriyorsan, çevrene bakmadan, hesap soranlara aldırmadan, hakaretlere saldırmadan, kalbini yeise daldırmadan yürü. Eğer sen “doğruya doğru, eğriye eğri” diyorsan, cehalete kılıç çekip dikiliyorsan, ilime, ahlaka, adaba ve inanca değer verip, onu önündeki genç fidanlara veriyorsan, çevrendeki figanlara aldırmadan yürü.

Zifiri karanlıklara aldırma gitsin. Olumsuzlukları duyma ve çılgınlara uyma geçsin. Doğruyu, güzeli, güzellikleri ve öze dönükleri onlar kendisi seçsin. Kötülüklere umursama ki, onlar bitsin. Çağımız hayatında var olan boz bulanık sulardan, onlara köprü olup karşı kıyıya sen geçireceksin. YARADANIN her canlıya verdiği dehayı sen keşfedeceksin.

Muallim bey; Unutma ki, insanı, İNSAN GİBİ yaşatma yoluna, nam için, şan için, unvan için, makam için, metal için çıkılmaz. Bu yolda bütün beşeriyet aleyhine dönse de, ne gam. Attığın her adım kutsal, soluduğun her nefes mübarek, girdiğin her mücadele GAZA, aldığın her yara GAZİLİK unvanıdır. Varsın seni anlamayan anlamasın. Aklı başkasının hayatında olan zavallılar seni tanımasın. Çatlayacak ayna gibi parlayanlar seni yakmasın. Her geçici parıltıyı, ebediyetin ışığı sanıp, hakikate sırt çevirenler ve pervane gibi dönenler seni çarpmasın. Anlamayan anlamasın. Fark etmeyen etmesin. Bakar körler görmesin. Beyinleri, hisleri, kalpleri, amelleri ve bütün beşeriyeti okuyan yüce YARADAN var. Ona güven ve zaman kaybetmeden kararlılıkla yürü. Nefislerini okşayacak icraatlar yapmanızı bekleyenlere de aldırmadan, YARADAN’IN beklediklerini, yine YARADAN için uygula ve yürü. Nefislerine mahkum olmuşların bekledikleri ile, YARADAN’IN emirleri arasında kaldığın olursa, Akif’in dediği gibi,”Cehennem olsa gelen, bağrımızda söndürürüz/ Bu yol hak yoludur, dönmek bilmeyiz yürürüz.” De ve tek başına da olsan, –O–KULUNA koşarak yürü.

“Yürü hala ne diye kendinle savaştasın,

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.

Bacım sen niye oyunda oynaştasın,

Sen de fatihler doğuracak yaştasın.

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın,

Şu kırık abideyi, yükseltecek taştasın.”

  1. Değerli Öğretmenim, yüreğinize sağlık. Siz değerli öğretmenlerimiz için kaleme almışsınız ama ben bu yazınızı kendime düstur olarak not ediyorum. Saygılarımla.

  2. bütün öğretmenlerimiz bu duygularla icraat yapmalıdır. Öğretmenlerimizin duyguları hususunda eğitim verilmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir