MÜSİAD Türkiye Başkanlarından Ortak Açıklama

Yazı boyutu

Türkiye’nin 86 farklı noktasında faaliyetlerine devam eden MÜSİAD, Yeni Genel Merkez’de “Türkiye Şube Başkanları Yılsonu Genel Değerlendirme ve İstişare Toplantısı ” düzenledi.

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve MÜSİAD Balıkesir Başkanı Tuncay Yıldız ve diğer illerdeki MÜSİAD Şube Başkanlarının katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantının ardından ortak bir yazılı açıklama gerçekleştirildi.

Açıklamada şu hususlara dikkat çekildi:2018 yılını geride bırakırken; son yıllarda ülkemizde ve yurt dışında yaşanan baş döndürücü trafiği ve değişimleri sürdürülebilir gelecek vizyonu oluşturmak adına, iyi okumalı, analiz etmeli ve elde ettiğimiz verileri ve tecrübeleri iyi bir şekilde konumlandırmalıyız.Dünya siyaseti ve ekonomisi anlamında zor bir yıl olarak öngörülen 2019’un arifesinde Türkiye, kendi siyasi ve ekonomik paradigma değişimini 2018 yılında, tüm zorluklara rağmen başlattı. Bu kararı MÜSİAD olarak önemsiyor ve her koşulda desteklediğimizi bir kez daha beyan ediyoruz. Türkiye, bugün gelinen noktada büyük bir sosyal, iktisadi, kültürel ve yönetsel dönüşüm içindedir. Büyük dönüşümler, beraberinde büyük sorumluluklar ve sancılar da getirir. Bu, değişimin doğal bir sonucudur. Değişim sürecini layığıyla tamamlamamız ve 2023 vizyonuna uygun olarak yeniden yapılanmamız için mücadeleden vazgeçmemeli; zorlukları beraberlik duygusu ve itidal içinde karşılamalıyız.

Türkiye bugün, geçmişiyle yüzleşme, tarihi mirasını tanıma-doğru algılama-doğru tahlil etme, özgün medeniyet ayarlarını bulma ve sahiplenme, geçmiş hatalarından dersler çıkarma, gelecek nesillerini doğru kültürel kodlarla yetiştirme ve sosyal savrulmaların önüne geçme noktasında kritik kararların eşiğindedir. Bizim medeniyetimiz; birbirinden çok farklı sosyal motivasyonlara ve değerlere sahip toplulukların birlikte ne kadar uyumlu yol alabileceğinin dünya üzerindeki nadir örneklerinden biridir.MÜSİAD olarak AB sürecini önemsiyoruz. Ancak AB yolunda gösterdiğimiz çabanın somut karşılıklarının da ivedilikle hayata geçirilmesi esastır. 2019 yılı ve sonrası, Türkiye için yapısal ve kurumsal dönüşümler yılı olacaktır. Paranın değerini korumak ve milli gücün unsuru haline getirmek için üretim alışkanlıklarımızda ciddi değişimler yapmak gerekmektedir. Sektörel rekabet unsurlarımızı ve nitelikli insan gücümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz.

Sosyal Medyada Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir