Cüneyt ÇABUK Gündem Köşe Yazıları

Süleyman bizi niye öptü?

Yazı boyutu

Olay aslında alışkın olduğumuz bir seyirde gerçekleşti, öyle tartışmaya pek yer bırakmayacak şekilde de berraklığını koruyor.

 

Süleyman’ın da izinden yürüdüğünü ifade ettiği Cumhurbaşkanımız, Balıkesir siyasetini cehenneme çeviren malum ağamızın istifasını istemiş ağamız direnmiş, birçoğu artık görevde olmalarına rağmen eski siyasetçi olan ilçe belediye başkanlarını boncuk gibi dizmiş, çalışmış, çabalamış ve en nihayetinde yıllardır siyasi gerekçelerle zulüm edip gözyaşları ile kapının önüne koyduğu personelleri gibi gözyaşlarına boğulmuş ve siyaseti terk etmişti.

 

O gidince Balıkesir siyaseti derin bir nefes aldı ama bir iki has adamını ve ruhunu Balıkesir siyasetinde bıraktı.

 

Süleyman da onun giderken almayı unuttuğu figürlerden biri.

 

Dürüst olalım biz Süleyman’ı pek iyi tanımayız.

Öyle 3-5 kuruş için fikrini, kalemini satar mı satmaz mı bilmeyiz.

Tamam, zırlak ağa döneminde Büyükşehir belediyesine yumulmuş, Zekai başkan döneminde de musluklar tıkanmış olabilir. Bilemeyiz.

Ama yine de onun hakkında ileri geri konuşacak bilgimiz yok.

 

Madem öyle biz Süleyman’ı hangi veri ile eleştiriyoruz?

 

Şöyle özetleyelim, sadece rakiplerini sindirmek amacıyla 3-4 yerel gazete satın alan, medyanın gücünü en iyi kavrayan siyasetçi olarak ulusaldan yayın yapan bir tv kanalına milyonlar gömen ve bunun finansmanı için de Ak Partili belediyelere her ay doğrama usulü fatura kesen bizzat Süleyman’a u dönüşü yaptıran bu aklın ürünüdür.

 

Bu medya organlarında devletin valisine, partili milletvekillerine, belediye başkanına yapılan itibar suikastlarını de ayrı paranteze alıyorum.

 

Velhasıl Süleyman’ı tanımayız ama uğruna tarihin görmediği hızda u dönüşün gerçekleştirdiği malum ağanın gazete ve gazetecilerle kurduğu duygusal ilişkiyi iyi biliriz.

 

Velhasıl bizim Süleyman’la da bu tarz bir ilişki kurduğuna dair hiç şüphemiz yok.

 

İnkâr edemem, bir gazeteci olarak benim de en itibar ettiğim yazarlardan biri idi kendisi. Ağa’ya fetöcü yakıştırması yaptığı, sonradan değişik bir hallere büründüğü dönemde gözlerime inanamamıştım.

 

Benim için bardağı taşıran son damla ise Ntv’de katıldığı bir programda bizim ağanın hikâyesini Urfa’da Eşref Fakıbaba gibi bir efsane ile yan yana anması oldu.  Balıkesir’den Fakıbaba türü bir hikaye çıkacak dedi mealen.

 

Yani bana göre o malum u dönüşüne rahmet okutacak tarzda bir yaklaşımdı bu.

 

Bizim Süleyman siyasi yaşamı efsaneler üzerine kurulu olan, Urfa’nın efsanesi Fakıbaba ile Belediyede çalışan personelinin eşi Ak Partili Zekai Kafaoğlu’nun fotoğrafını beğendi diye sorgusuz sualsiz işinden kovan,

Henüz doğumuna bir iki ay kalan karnı burnunda çalışanını eşi yine Ak Parti milletvekili Sema Kırcı ile fotoğraf çektirdi diye işten atan,

Milletin ekmeği ile oynama da dâhil, siyasi konumu için ahlak dışı her türlü işe imza atmış olan bizim zırlak moruğu bir tutuyordu.

 

Pes dedim o an.

 

Kendinden başka herkesten nefret eden bir adamın kayığına binip seçim üstü Balıkesir’de saygı duyulan, Ak Partili bir siyasetçiye bunları reva görmesini iyi anlıyoruz aslında. Çünkü Balıkesir’in çok alışkın olduğu bir taktikle saldırıyor.

 

Ağa artık yok,

Aslına bakarsan Süleyman da yok.

Yüzyılın siyaset looser’ı ağa ile ticari ilişkisi nedir bilmem ama itibarını yerle bir edecek kadar gerekli miydi otursun kendine sorsun bence.

 

Artık Süleyman’ı okumuyorum.

Benim için itibarı yerlerde sürünen bir adamdır artık.

Hani musluk kesilince taraf değiştirdiği için değil.

Onun benzeri Balıkesir’de de var. Yazmak için ayrı, yazmamak için ayrı tarife uygulayanı hem de.

 

Süleyman bizi neden öptü hepimiz biliyoruz, çünkü Süleyman’ı tanımasak da pek hürmet gösterdiği ağayı iyi biliyoruz.

 

O yüzden Süleyman’ların mesnetsiz esip gürlediği Zekai Kafaoğlu’na sahip çıkıyoruz..

 

Çünkü reis sevdalısı, Ak Partili olmak bunu gerektirir. Seçime 3-5 ay kala Ak Partili siyasetçilere kara çalmayı değil…

Sosyal Medyada Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir