T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Çanakkale-Balıkesir İl Müdürü Murat Dereli

Yazı boyutu

T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Çanakkale-Balıkesir İl Müdürü Murat Dereli

06

 

Ülkemizde medya kuruluşlarıyla, özellikle de yerel medya kuruluşlarıyla ilgili il kamu kurumu bulunuyor. Bunlardan biri kamu ilanlarının dağıtılması merkezli çalışan Basın İlan Kurumu, diğeri de T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü… Bu iki kurumun da yurtiçi teşkilatı Balıkesir’de yakın zamanda hizmet vermeye başladı. Basın İlan Kurumu daha önce Şube Müdürlüğü’nü kurarken, bir süre sonra da Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü il teşkilatlarını “bölge” konumuna taşıyarak Balıkesir’i Çanakkale İl Müdürlüğü’yle ilişkilendirdi.

Biz de sektörün bu önemli kurumunu Genel Müdürlüğü’yle il müdürlüğüyle, yapısı ve faaliyet alanlarıyla daha detaylı bir şekilde öğrenmek üzere sorularımızı yöneltmek istedik. Konuğumuz T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Çanakkale- Balıkesir İl Müdürü Murat Dereli’ydi. Samimi, sıcak bir sohbet gerçekleştik.

–         Efendim, kafa karışıklıklarını önlemek adına ilk sorum şu: Müdürlüğünü yaptığınız teşkilat il müdürlüğü mü, bölge müdürlüğü mü?

Murat Dereli: Bunu iki şekilde cevaplamak mümkün. Birincisi fiiliyatta, ikincisi de mevzuatta yani kağıt üzerinde… Fiilen bölge müdürlüğüyüz. Malum il teşkilatı sadece bir ille ilişkilidir. Ancak kağıt üzerinde yani yazılı mevzuatta halen il müdürlüğü olarak geçiyor. Biz de gerekli şifahen izin alarak “bölge” kelimesi kullanıyoruz. Sanıyorum, kısa zamanda yönetmelik değişiklikleri yapılacaktır. Fiilen 17 il müdürlüğümüz var. Şimdi 3 ilde daha kuruluyor. Bu 20 ilin etrafındaki iller de müdürlüğümüz olan illerle bağlantılandı.

–         Biz Balıkesir olarak, devlet kurumları açısından Çanakkale’ye bağlanmayı daha önce istisnalar hariç görmemiştik. Bizim açımızdan sorun olmasa da Balıkesir neden Çanakkale’ye bağlı?

Murat Dereli: Bunun cevabı sanıyorum neden söz konusu 17 veya 20 ilde teşkilatın kurulduğunun anlatılmasında yatıyor olabilir. Başbakan Yardımcımız Sayın Bülent Arınç Çanakkale’de bir takım çalışmalar yapmak üzere şehrimize geldiğinde bunu, “Mevcut medya kuruluşu sayısının nüfusa oranı” diye izah etmişlerdi. En azından ben böyle anladım. Bunu bir şehrin diğerine bağlanması diye anlamak yerine, devlet kurumunun elinin daha önce bulunmadığı bir şehre uzanması diye yorumlamak bana daha doğru geliyor.

–         Teşkilatınız bu 17 veya 20 il müdürlüğünde mi ibaret?

–         Hayır… Yurtiçinde bu birimler çalışıyorken, 39 ülkede basın müşavirlikleri ve ataşelikleri olarak yurtdışında da çalışmalar yapıyoruz.

–         Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün çalışma alanlarından bahseder misiniz?

–         Sadece kuruluş tarihinin Osmanlı Devleti’ne uzanması ve Osmanlı sonrasında da henüz milli mücadele devam ederken kurulan ilk kurumlardan birisi olması dahi Genel Müdürlüğümüzün ne kadar önemli ve kritik vazifeleri icra etmesi için düşünüldüğünü gösteriyor. Önceden de mutlaka bu beklentiler mucebince çalışmalar da yapılmıştır. Ancak özellikle son yıllarda çok daha etkin olunduğu söylenebilir. Kamu diplomasisi gibi devletler açısından çağın en değerli çalışmasının Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bulunduğunun altını çizmek istiyorum.  Dünya basınının izlenmesi, bunlarla ilişkili raporların ve dosyaların oluşturulması, devlet kademelerinin bilgilendirilmesi yapılıyor. Bunun yanında yerel medyanın güçlendirilmesi, medya çalışanlarına basın kartı ve basın trafik kartı verilmesi, medya çalışanlarının özlük haklarının takibi, medya veri tabanı çalışmalarının güncel halde tutulması, medya-toplum ilişkileri konusunda çalışmalar yapmak, ülkeler arası ve yurtiçi bölgesel medya işbirlikleri gerçekleştirmek, ülkenin/şehrin tanıtımının yapılması gibi görevlerimiz var.

–         Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü nisbeten daha durağan ve belli başlı bir çizgide ilerleyen bir kurum sanki. Yanılıyor muyum?

–         İnsanların kamu kurumlarını bütün olarak kavramasını, takip etmesini, onlarla ilgilenmesini beklemek doğru değil. O sebeple “yanılma” olarak görmüyor, bilgilendirme yapılmasının toplumdaki –varsa- eksikliği gidereceğini düşünüyorum.  Mektup göndereceksek, askere gideceksek, sigortalı olacaksak kurumlarla yolumuz kesişiyor. Ama PTT bizim için sadece mektubumuzu götürmesi, Genelkurmay Başkanlığı askere alma işlemlerini yapması, SGK sigorta kaydımızı gerçekleştirmesi noktasında önemli. Diğer işlerini bilmeyiz, doğrusu, bu gerekmez de… Kurumumuzla ilgili özellikle son yıllarda yapılanlar bir fikir verecektir. Yıllardır 7 ilde teşkilatı bulunan BYEGM birkaç yıl içinde neredeyse 3 katı büyüdü. Elinin uzanmadığı il kalmadı. Yurtdışı teşkilatı aynı zaman diliminde 2 katı civarında büyüdü. Personel sayısı da buna paralel neredeyse 2’ye katlandı. Devlet Enformasyon Sistemi devreye girdi. Türkiye’nin fotoğraf bankası olmak üzere sarfedilen ciddi emek yavaş yavaş meyvalarını veriyor. Uluslararası toplantılar, sempozyumlar, çalışmalar sürüyor. Eğitim çalışmaları bir yandan, engelli gazetecilerin yurtdışına götürülmesi bir yandan, medya kuruluşlarını uluslararası önemli fuarlara taşımak bir yandan…Takvimi takip etmek bile çok zor.

–         Bunlardan yerel basını ilgilendiren çalışma hangisi?

–         Devlet Enformasyon Sistemi… Yerel gazetelerin sayfalarını sisteme yüklemesi ve onların kupürlenerek ve tasnif edilerek saklanması mantığına dayanan bu sistem bir yandan devletin en üst düzey yöneticilerine bilgi ve haber zemini oluşturan kapalı devre bir çalışma, bir yandan da gazetelerin arşivlenmesi için önemli bir iş. Son yıllardaki Genel Müdürlük perspektifinin bunları daha da çeşitlendireceğini, artıracağını söylemek mümkün. Sürekli gelişen ve değişen bir kurumuz.

–         İl müdürlükleri neler yapıyor?

–         Her şeyden önce basın kartı ve basın trafik çalışmalarının senkronizasyonunu gerçekleştiriyoruz. Medya çalışanlarının birinci dereceden muhatabıyız ki, bu çok önemli. İllerde medya veri tabanı çalışmalarını gerçekleştirdik. İki ilde de gitmediğimiz ilçe veya belde, girmediğimiz basın kuruluşu, bilgilerini güncellemediğimiz müessese, tanışmadığımız-konuşmadığımız çalışan ve görüşmediğimiz patron kalmadı. Biz kendi imkanlarımızla daha önce Antalya’da uygulanan bir anket çalışması gerçekleştirmiştik. Genel Müdürlüğümüzce düzenlenen yeni bir formla bunu yeniledik ve sistemimize bu bilgileri yükledik. Artık (diğer iller bitirmiş veya tamamlama aşamasında olmalı) devlette medya kuruluşlarının bilgileri güncel. Bu güncellemenin periyodik ziyaretlerimizle devam edeceğini söylemliyim. Tanışma yemeği verdik. Sergiler açtık. Ankara’ya projelerimizi takdim ettik/ediyoruz. Valiliklerle çalışmalarımız var. Gazetecilerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliklerimiz var. Üniversitelerle birlikteliklerimiz var.

–         Teker teker gidecek ve açacak olursak, hangi projeleriniz olduğunu anlatır mısınız?

–         Mesela Çanakkale zaferinin 100. Yılı olması hasebiyle yaptıklarımız var. Bir tanesi Çanakkale Gezici Müzesi… Artık bu müze kurumumuzun, bir Başbakanlık kurumunun logosuyla ülkemizi geziyor. Bunun manevi katma değerinin arzu edilenden de yüksek olacağını düşünüyorum. Bir başkası Çanakkale’nin Son Gazileri Belgeseli ki, şu anda prodüksiyon çalışmaları bitmek üzere. Bu projemiz, 35-36 yıl öncesinde bir gazetecinin kaydettiği ve gazeteci çalmadığı kapı bırakmadığı halde şu ana kadar kimsenin değerlendirmediği 3 saatlik görüntü ve 120 saat ses kaydının kurumumuza kazandırılması ve belgesel yapımıydı. Bunu bulmakla iftihar ediyoruz. Bir diğeri Harbiye Nezareti’nin Çanakkale savaşları döneminde yayımladığı Harp Mecmuası’nın kültür dünyamıza yeniden kazandırılmasıydı. Kurum personelimizin üstün gayretleriyle bu da gerçekleşti. Bir yanda tıpkı basımı, diğer yanda günümüz Türkçesiyle dergi yeniden basıldı. 27 sayının 9 sayısı çıkmış durumda ve yüzakı bir çalışma. Çanakkale’nin 100. Zafer yılı anısına bir özel marş besteletme çalışmalarımız sürüyor. Sayın Uğur Işılak bu projeyi sürdürüyor. Ayrıca daha önce hiç icra edilmemiş 11 Çanakkale ve ordu marşı bulduk. Bunların da partisyon ve parkisyon çalışmaları Ankara’da devam ediyor. Pek çok projemiz de bütçe engeline takıldı.

–         Epey iş yapmışsınız… Personeliniz yeterli mi?

–         Teşekkür ederim. Ama asıl teşekkür bizi sürekli destekleyen Genel Müdürlüğümüz yönetimine gitmeli. Personel konusunu iyi ki açtınız… Personelimizi sayı olarak uzun süre yeterli değildi ama hem o zaman hem de şimdi candan-ı gönülden çalışan bir ekip kurmak nasip oldu. Bizim için saat ve gün fark etmeden elimizden geldiğince gayret ediyoruz.

–         Sadece Çanakkale 100. Yılı çalışmaları mı var?

–         Elbette hayır. En önemli çalışmalarımızdan birisi Uluslararası Yeni Medya Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu oldu. Bu anlamda ülkemizde yapılan en geniş sempozyum olduğunu iftiharla ifade etmek isterim. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile yaptık. Çok başarılı geçti. Şimdi de yerel medya konulu bir paneli aynı partnerle gerçekleştirmek üzere temaslara başladık. Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti’yle ben göreve başladıktan sonra vefat eden gazeteci Cahit Yılmaz dostumuz anısına ölümünün 90. gününde bir sergi açtık. Bunun da değerli bir iş olduğu kanaatindeyim. Çünkü beton duvarlardan ibaret sanılan kamu kurumları da insani refleksler vermeli, aile gibi, dost gibi tavırlar geliştirebilmeli diye düşünüyorum. Bunun değişik bir örneğini de gazeteniz sahibi Semra Akyürek hanımefendi ile birlikte Balıkesir’de gerçekleştirdik. Çevreci yanımızı da vurgulamam lazım. Ben göreve gelmeden her ilde de Basın Yayın ve Gazeteciler Hatıra ormanları kurulmuştu. Biz de bakımsız kalan bu iki ormanla ilgilendik ve Valililklerin destekleri, Orman Müdürlüklerinin çalışmalarıyla 88 ağaç ile Çanakkale’de bin 750 ağaç ile de Balıkesir’de ormanlarımızı ihya ettik.

–         Balıkesir demişken, burayla ilgili çalışmanız yok mu?

–         Balıkesir’le ilgili sıkıntılarımız var. Birisi görev yerimizin önce sadece Çanakkale olması ve bu ilimize konsantre olarak çalışmamız. Balıkesir bize dahil edileli çok olmadı. Tanıma aşamasındayız. İkincisi de mesafe… Avantajımızsa gerçekten çalışkanlığıyla, yakınlığıyla, teveccühüyle yol göstericiliğiyle çok önemli bir devlet adamı olarak bildiğim Valimiz Sayın Ahmet Turhan’ın bizatihi varlığı. Bize hep destek oldu, hiçbir görüşme isteğimiz ve talebimiz geri çevrilmedi. Bir başka avantajımız işimizi sevgiyle yapıyor oluşumuz. 20 kez geldim Balıkesir’e ve her gelişimde birkaç gün kaldım, ilçe ilçe dolaştı. Onbinlerce kilometre yapmışız. Birisi mücbir sebepten hariç olmak üzere bütün davetlere açılış, anma, panel, iftar katıldım. İyi dostluklar, değerli işbirlikleri tesis ettik. Eksikliğimizse üniversite ve belediye ayaklarıyla henüz istediğimiz teması sağlayamama. Bu bizden kaynaklı elbette. Bunlarla beraber kuşkusuz çalışmalarımız var. Burada da Valimiz Sayın Ahmet Turhan’ın talimatıyla eski Balıkesir fotoğraflarından oluşan bir prestij yayın çıkarma, sergi açma düşüncemiz var. Ayrıca yine kendilerinin talimatlarıyla doğulu meslektaşlarımızla Balıkesir ve Çanakkaleli gazetecileri bir araya getirme, çalışma gurpları oluşturma ve bu iki şehrimizi tanıtma amacındayız. Yine gazeteci dostlarımızın talebiyle bir yerel medya toplantısı düzenleyeceğiz. Zamanı ve içeriği ile ilgili görüşmelerimiz sürüyor. Bir de iki ilimizi yani Çanakkale ve Balıkesir illerimizi bir kere daha bağlayacak şekilde Balıkesir’den Çanakkale’ye gidip de orada şehit olanları yadetme anlamında gayretimiz var.

–         Ne gibi…

–         Her şeyden önce Balıkesir’e gidip dönmeyen Balıkesir Liseliler… Sayın Aydın Ayhan’ın ortaya çıkardığı bu dramatik sayfayı ihya etmek istiyoruz. İlk gelişimde okulu ziyaret ettim. Çok yetersiz ve okul imkanlarıyla yapılabilecek bir anı köşesi vardı ve yetersizdi. Şimdi şehitlerin şanına ve Çanakkale-Balıkesir “kan kardeşliği”ne yaraşır bir takım işler yapmak istiyoruz. Gazeteci dostlarımızla da konuştuk. Sayın Valimize de durumu arzettim. Sayın Valimiz konuyla yakından ilgilendi, ilgileniyor. Biz de takip ediyoruz. Okulun eski binasına geçmesi ve orada sanatsal önemli işlerle bu şehitlerimizi hafızalarda kalıcı hale getirmek arzusundayız. Çanakkale her birimizin boynundaki madalyadır. Balıkesir de bunu böyle görüyor olmalı ki, Valiliğinin duvarlarına Çanakkale şehitlerinin adlarını övünç madalyası gibi tek tek yazmış. Böyle bir ile şehitlerine candan sahip çıkmak yakışır. Bunu da görüyoruz.

–         Son olarak medya mensuplarına söylemek istediğiniz bir şey var mı?

–         Genel Müdürlüğümüzde bir yönetmelik değişikliği çalışması var. Bizim de kanaatlerimizi arzettiğimiz konular oldu. Sanıyorum basın kartı bekleme süreleri kısaltılacak, DES’e dahil olma ciddi müeyyidelerle takip edilecek. Genç kardeşlerime de şunu söylemek istiyorum: Mutlaka mesleğinizi ciddiyetle yapın ve kendinizi geliştirin. Genç yaşınızda basın kartı müracaatınızı ihmal etmeyin. Bu işin prestiji ve gereği basın kartıdır. Çalışmalarımızla başvuruların arttığını da belirteyim.

–         Teşekkür ederim.

–         Ben teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir