Fahri Sağlık Gündem Köşe Yazıları

UNUTMA! UNUTTURMA!

Yazı boyutu

Uzun tarihi süreçte pek çok darbe ve hıyanete maruz kalan yüce milletimiz 15 Temmuz 2016 gecesi bir kez daha hayâsız bir darbe girişimine maruz kalmış, Allah’ın inayeti ile bu büyük tehlike bertaraf edilmiştir.

Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd-ü senalar olsun. 15 Temmuz, devletimizin bekasını hedef alan ve müstevli emellere sahip dahili ve harici düşmanların piyonlarının tezgahlayıp uygulamaya kalkıştığı bir ihanet hareketidir. Birçok şer odağının piyonu alarak palazlanan FETÖ/PDY Örgütü sinsi planlarını o gece uygulamaya kalkışarak gerçek yüzünü deşifre etmiştir.

15 Temmuz bizlere göstermiştir ki, hiçbir güç Allah aşkı ve vatan sevgisiyle dolu yüreklerden daha üstün olamaz. Aklını, idrakini, iz’anını ve vicdanını ihanet odaklarına kiralayanlar, kendi tuzaklarında boğulmuşlardır. Her kim vatanın, ümmetin, mazlumun, mağdurun ve muhacirin yanındaysa Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve inayeti de onun yanında olur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’in beyanı açıktır: “Sakın üzülmeyin ve gevşemeyin, eğer inanıyorsanız üstün olan, en yüce olan sizsiniz.” (Âl-i İmran, 3/139.)

Bugün çok daha iyi görüyor ve anlıyoruz ki, kendilerine din-i mübin-i İslam’dan meşruiyet zemini üretmeye çalışan ayrılıkçı ideolojilere mensup gafiller, hainler emellerine ulaşabilmek için Allah’ın kelamını kullanmaya yeltenenler ümmete çok büyük zararlar vermektedirler. Bu hainlere “Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.” denildiğinde “Aksine biz ıslah ediyoruz.” diyerek yüzlerini maskelemişler ve böylece ümmeti kandırmışlardır.
O karanlık gece gecede “Bismillah” diyerek abdestini alan, “şehadet getirerek” evinden ayrılan, “Allahü Ekber” diyerek yollara koyulup tankların önünde dimdik duran gerekirse tankın önüne yatan bu yüce milletin evlatlarını dünya milletleri hayret ve hayranlıkla izlemişlerdir. Bizler için ise bu durum olması gereken bir duygu ve davranış biçimi idi. Yediden yetmişe kadınıyla erkeği ile gösterdiğimiz bu reaksiyon ortak bilincimizin canlılığının, kültürümüzün ve kimliğimizin köklerine bağlılığımızın göstergesi idi. Bu bilinci beslemek, gençlerimizi hurafe ve batıl inançlardan uzak tutarak onları sağlam ve sahih dini bilgiler ve tarih şuuru ile donatarak geleceğe hazırlamak görev ve sorumluluğumuzu daha iyi kavradık.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın 15 Temmuz ve sonrasında gösterdiği basiretli tutum ve davranışları şüphesiz ki takdire şayan olmuştur. Yüreklerimize korku salmayı hedefleyen ihanet kalkışmasına karşı ülkemizin bütün minarelerinden okunan salalar ve yakılan ışıklar 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa mahkum edilmesindeki en önemli yapıtaşlarındandır. Başkanlığımızın o gece sergilediği tarihî sorumluluk ve kararlı duruşu kutlu direnişin önemli bir parçası oldu. “Ezanları susturan darbelerden, darbeleri susturan salalara” şiarıyla düzenlediğimiz ve bundan sonra da düzenleyeceğimiz programlarla yüce milletimizi aydınlatmaya on beş temmuz ruhunu unutturmamaya devam edeceğiz.

FETÖ/PDY’den en fazla zarar gören dini değerlerimiz oldu. İslam’ın yüce değerlerinin hoyratça istismar edilerek bir darbeye araç kılınması, çocuklarımız ve gençlerimizin zihnide İslam konusunda ciddi soru işaretlerinin doğmasına sebep oldu. Öncelikle kendilerine yakın çevreleri hangi sapık fikirlere inandırarak, bir nevi hipnotize ederek kandırmışlardı hatırlayalım; Dinin apaçık olduğu ayet hükmüne rağmen ezoterizme (gizlenen ve sadece belirli kişilerle paylaşılan derin sırlara dayalı dini öğretiye) kapıldılar. Son peygambere tabi olmak gerekirken onlar Mesiyanik yaklaşımı kabul ettiler. Kıyamet gününün Allah’ın bilgisinde olduğunu belirten ayete rağmen Siyonist ve Hrıstiyan Mileneryanist (Üçüncü bin yılda kıyamet savaşı olacağı, kendilerinin Deccal’le savaşacağı inancıyla) inançtaki hareketlerle işbirliği yaptılar.

“Allah katında tek din İslam’dır” ayeti varken Bahailiktekine benzer biçimde Senkretist (Üç dinin kesişme noktalarından hareketle dinlerin ortaklığı fikrine ulaşan) bir inançla dinlerarası diyalog kurma, papalık misyonunun parçası olma yollarına saptılar. Manevi varlıkların şekle bürünmesi sakıncalı iken Hrıstiyanlıktaki gibi temessülcü (melekleri, peygamberi ve hatta Allah’ı cisimleştiren, somutlaştıran) örnekler sergilediler.
FETÖ/PDY örgütünün inanç örgüsünü dikkatlice gözden geçirerek benzeri yanlış inançlara düşmemek için uyanık olalım. Özellikle gençlerimizi bu tür sapık dini akımlardan koruyalım.

 

Fahri SAĞLIK
Karesi Müftüsü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code