VAHŞİ KAPİTALİST SİSTEM DE ÇÖKÜYOR

Yazı boyutu

Fransız ihtilalından bu yana “İNANÇSIZLIĞI, inanç özgürlüğü” diye dayatan düşünce tarzı ile beraber, insana yönelik, davranış ve icraatlar, insana yakışmayan zalimane bir tavır almıştır. Fransız başbakanı RİC HELLEU’nun”devletlerin dini olmaz, çıkarları esastır. Milletler de çıkarlarına göre hareket etmelidir.” demesinden buyana da çıkarcılık fertlere kadar inmiştir.

köşe sait

 

Mülkün esası olan adalet resmen ve alenen inkâr ediliyor. Çıkar zihniyetli anlayış gaspa ve vahşete sebep oluyor. Atom bombalı İsrail ve diğerleri İran’a ve çevresindekilere saldıracak, ses çıkarılmıyor. İran atom bombası ve nükleer silah yapabilir diye saldırı planlanıyor. Bin ladin uydurmasıyla Pakistan’ın yakılması, Irak’a özgürlük bahanesi ile petrolüne el konulması, Filistin halkının topraklarının gasp edilmesi gibi, daha birçok yalanları saymaya gerek var mı?

Dünyadaki bu siyaset hukuk temelini kaybetmiştir.

YIKILACAK.

Yanlış ve yığınaktaki hata, MADDECİ sistemin, ÇIKARCI uygulamasındadır.

Faiz sistemi ve resmi tefecilik dünya kapitalini birkaç ailede topladı. Devletler borçlanıyor, fertler borca zorlanıyor. Devletler ve fertler her gün biraz daha bataklığa itiliyor.

Varlık vergisi deniyor. Çare değil.

Faizsiz sistem uygulamaya konuyor. Fakat bu da yetmiyor. KE-DE-VE deniyor, spotaj deniyor Bon us kart deniyor, kimlik numaranla para al deniyor. v.b. Bunlar hep çıkarcı uygulamanın aldatmacası. Fertlerin dolandırılması. Kişilerin değişik usullerle bu sisteme girmesine mecbur bırakılması.

Maddeci sistemde, bu uygulamalar hep ÖLÜ YÜZÜ PUDRALAMAK gibi kendi kendini kandırmaca.

Biraz daha çok madde ve kapital için zaman kazanıp oyalamaca. İzahı yok. Bu sistem bitmiştir muhakkak dağılıp yok olacak. Son çırpınışlarını yaşıyor. S.O.S. veriyor. DEBELLEŞİYOR.

Dert ciltte değil. Derinde.

İnsanlık, ahlak ve bütün uygulamaların hakka, hukuka uygun olması gerek.

Çıkarcılık, akıl mantık edep hayâ hak hukuk tanımaz. Çıkarcılık insana ve canlıya acımaz. O zihniyette her ölçü çıkarlara, çıkar sonrası elde edilen maddeye bağlıdır. Maddenin resmi temsilcisi paradır.

Para güçtür. Güç imkândır.

Fakat İNSAN ve canlı sevgisi yoksa bu güç deprem gibi, sel gibi, dozer gibi, ABD gibi, İsrail gibi yıkar, yakar geçer. Yıktığı yerlerdeki maddeyi leş kargaları gibi hep birden yerler.

Çıkarı, kapmayı, çalmayı, tırtıklamayı, zevki, modern yaşamayı, neyi istiyorsa onu yapmayı özgürlük zannedenler, Mevlana gibi, Ahmet Yesevi gibi, Yunus emre gibi kendini insanlığa adayanları düşünün.

İyi karar verin.

Bu karar yol ayrımıdır. İki yol kavşağındasınız.

MADDE veya İNSAN.

“Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;

Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.”

Necip Fazıl Kısakürek

Kral olsan, şah olsan, padişah olsan kuvvete esir düşersin. Hayvanlar sürüsünde kuvvetli olan lider olur. Biz insanız. Kuvvete değil, HAKKA, HAKLIYA ve CANLIYA değer vermeliyiz.

Kuvvete ve çıkara dayalı bu sistemde bir asırdır dünyaya acı, elem, kan ve gözyaşı getirdi.

VAHŞİ KAPİTALİST SİSTEMDE komünist sistem gibi çöküyor. Çatırdıyor ve gidiyor.

İkinci dünya savaşından sonra, dünyayı parselleyerek, Afrika’daki hudutları cetvel ile çizip paylaşan ve buraların bir ahtapot gibi bir asırdır kanını emen, KUVVET ve ÇIKARA dayalı sistem, kendi kendini yiyor. Para ve çıkar İNSANIN önüne geçti. Hile ve yalan BECERİ sayılmaya başladı. SAVAŞIN adı BARIŞ, kepazeliğin adı ÖZGÜRLÜK, haksız kazancın adı AKILLILIK olarak değerlendiriliyor.

Çıkara ve yalana dayalı arkadaşlıkların bile kısacık sürdüğünü hepimiz biliriz.

Tarih yazan her ülke, yeryüzünün tarihsiz nesilsiz ve inançsız şımarık çocuklarını yapayalnız bırakıyor. Örneğin, Filistin katliamında İsrail’in, ırak işgalinde ABD nin, TARİHİ OLAN bütün dünya milletlerinin, TARİHSİZ toplama insanlardan oluşan, teknoloji devi ABD yi ve para bankeri İSRAİLİ yapayalnız bırakması gibi.

Kuvvete ve yalana dayalı çıkarcılık ve maddecilik hırsı, felaket üzerine felaketler getirir. Çare yalnız İSLAMDA. Çıkarcıların İSLAMA düşmanlığı da zaten burada.

İnsanca bir dünya temennisi ile hoşça kalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir