Gündem Köşe Yazıları

Ekonomi nereye gidiyor?

Yazı boyutu

Ekonomi hayatın bir parçası. Kimse ekonomist değil ama kazanç ve harcamalarının hesabını yapar. Bu ülkede yaşayan herkes, dolaylı yada dolaysız yoldan vergi verir. Hepimiz ekonominin bir parçasıyız yani.

Dün dolar 4.11 lirayı buldu. Faizler yüzde 14’e geldi. Mazot dün akşam itibariyle 17 kuruş zamlandı. Şuan 5.37 lira, 6 liraya doğru koşuyor. Benzin zaten 5.98 lira, 6 lirayı bulmuştu. Bu artış ve zamlar hayatın her kalemine zam demek. Türkiye ne desekte dışa bağımlı bir ülke. Yiyecek almasak diyeceğiz, yediğimiz her şey artık neredeyse ithal ediliyor. Aynı keza yakıt ve enerjide alıyoruz.

Doğalgaz. Doğalgazın zaten büyük bölümü enerji üretimi için harcanıyor. Dövizdeki artış demek tüm bu kalemlerin artışı demek.

Enerji demek artık yaşamımızda hayat demek. Enerjideki artış hayatta artış demek. Yeni soframıza giren ekmeğin pahalılanması yada küçülmesi demek. Ekonomide zaten uzmanlar bir durgunluk olduğunu söylüyorlar. Bunu hepiniz evinize yada cebinize giren gelirden hissediyorsunuzdur. Yada artan borçlardan.

Kredi kartı borcu nedeniyle 2018 yılının ilk iki ayda 264 bin kişi yasal takibe alındı. Bireysel krediler nedeniyle takibe alınanların sayısı ise yüzde 14 artış gösterdi. Bunlar Bankalar Birliğinin verileri. Bu veriler önemli. Dedik ya belki aynı yaşıyoruz, cebimize giren artmadı ama borçlar arttı. Her alışverişimizi neredeyse kredi kartı aracılığı ile yapıyoruz.

Hatta bazı insanlar bir kartın borcunu ödüyor, oradan çekiyor diğer karta, oradan alıp bir diğer karta parayı aktararak eriten ve bu yasal takibin süresini uzatanlarda var. Emin olun bunlarla beraber yasal takipler 1 milyon seviyelerini bulur. Kimse ekonomi süper demesin. Söyleyen yalan söyler.

Faizlerdeki yükseliş durdurulamıyor. Dün yüzde 14 barajını aştı. Bunların her biri zam zam ve zam demek. Bunların her biri borçların artması demek.

Dün Balıkesir sanayisinin ve yatırımları ile Türkiye’nin önemli isimlerinden biri ile sohbet etme fırsatı buldum. İsmini iznini almadığım için vermeyeceğim. Bu sanayici büyüğümüz sohbetimizde sürekli faizler, dövizdeki artışlar ve yakıttaki yükseklikten hahsetti. Faizler bu kadar yüksekken kimse yatırım yapmaz dedi bana. ‘Siz’ diye sordum. ‘Bende yapmam’ dedi. Faizlerden daha çok kazanıyorum. Hadi kazanmasam, yatırım yapsam, bu yükselişlerle nasıl ayakta kalacağım’ dedi. Ülker grubundan bahsetti.

Bilirsiniz Ülker Grubu Türkiye ve dünyanın önemli bisküvi üreticilerinden. Dünya da üçüncü sırada. Borçlarını yapılandırmaya gitti. Bankalarla masaya oturdu. Şirketin kazançları ya da karı azaldı. Ödeme sıkıntısı yaşamamak için yapılandırma kararı aldı. Yani ilerisini göremiyor koca dünya devi.

Ekonominin beldireği inşaat sektörünü durumu da ortada. Evler inşa ediliyor ama alan sayısı az. Alamıyor insanlar çünkü faizler yüksek. Ekonomide sıkı önemler alınması gerekiyor. Yoksa borçluyuz ve daha da borçlu bir ülke olacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code