Gündem Köşe Yazıları Prof. Dr. Fatih SATIL

Kazdağlarında Şifalı ve Besleyici Bir Mantar: KUZUGÖBEĞİ

Yazı boyutu

Son yıllarda Orman ve Su İşleri Bakanlığındaki strateji değişikliği ile ülkemizde odun dışı orman ürünlerinden yararlanma konusunda büyük ilerlemeler kaydediliyor.

Artık ormanlarımız sadece kereste kaynağı olarak görülmüyor, odun dışı ürünlerden de orman köylüsü büyük gelirler elde edilebiliyor. Şu günlerde yerel pazarlarda köylülerin tezgâhlarında da sık sık karşımıza çıkan Kuzugöbeği mantarı, Kazdağları’nda da birçok köylünün önemli geçim kaynakları arasındadır.

Kuzugöbeği; ülkemizde Toroslar’dan başlayarak Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu ormanlarında, özellikle çam ormanlarında yetişen, besin değeri oldukça yüksek ve nadir bulunan bir mantar türüdür. Bilimsel adıyla Morchella esculenta olan Kuzugöbeği mantarı, genelde bahar aylarında ve özellikle çam ağaçlarının altında ortaya çıkıyor. Ormanlarda tek tek veya küçük gruplar halinde bulunur. Ama bu mantarı ormanda bulabilmek bir uzmanlık işidir, onu her göz göremez.

İtalya, Fransa, İngiltere, Amerika başta olmak üzere bütün dünya mutfaklarında kabul gören ve aranan en özel mantarlardan biri olan Kuzugöbeği maalesef Türk insanın çok az bildiği ve tükettiği bir mantar türü.

Kuz göbeği mantarının faydaları saymakla bitmez:

Kuzugöbeği mantarı, polisakkaritler, proteinler, eser elementler, diyet lifleri ve vitaminler gibi birçok biyoaktif maddeye sahip olmasından dolayı hem besin hem de tıbbi açıdan oldukça önemlidir. Vücut direncini arttırdığı için kanser tedavisinde bile kullanılıyor. Mantarlar kanserden koruyan ve bağışıklığı kuvvetlendiren antioksidan olarak da kabul edilen selenyum mineralince zengin içeriğe sahiptirler. Birçok bilimsel çalışmada, Kuzugöbeği mantarının anti-inflamatuar ve antitümör aktivitelerine sahip olduğu kanıtlanmıştır

Kuzugöbeği, zengin mineral içeriği ile de yenilebilir mantarlar arasında eşsizdir. Yüksek oranda kalsiyum, sodyum ve potasyum gibi mineraller içerir. Ayrıca, 100 gramında sırasıyla %69, %152, %26 ve %18 oranında bakır, demir, manganez ve çinko bulunur. Vücudun ihtiyacı olan C, B1, B2, B6 ve D vitaminleri açısından da oldukça zengindir.

Protein değeri oldukça yüksektir. Vücut, hayvansal gıdalarla, protein kadar da yağ alıyor, ancak mantarda yağ oranı neredeyse sıfırdır. 100 gram etten alınan protein oranı %17-20 civarında değişirken, alınan yağ da aynı miktarda olur. Oysa mantar ile hemen hemen yüzde sıfır oranında yağ ile %5 protein alınmış olur. Mantar tüketerek yüz yılın hastalığı kalp ve damar tıkanıklıklarından korunabiliriz.

Kuzugöbeği mantarı, bağırsak ve mide rahatsızlıklarına da iyi gelir. Bünyesinde bol miktarda aminoasit bulundurur. Kansızlığa iyi gelir. Vücudun dinç kalmasını sağladığı gibi yorgunluk giderici ve enerji vericidir.

Ancak şu hususlara da dikkat etmek gerekir: Kuzugöbeğine çok benzeyen ve zehirli bir tür olan Gyromitra esculenta ile karıştırılma riski olduğundan toplarken dikkatli olunmalıdır. Toplandıktan sonra bir süre suda bekletilmelidir, şapka çukurlarının içinde böcek olabilir.

Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, yüzünüz mutlu olsun.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir